8 Kasım 2013 Cuma

Dönüş..




   Herkese Merhaba,

  • Uzun zamandır yazamadığımın farkındayım ancak beni mazur görün, burayı unutmuş değilim, sadece işlerimin yoğunluğun hiç bir şeye fırsatım olmuyor.
  • Yeni bir şehir ve yeni bir iş insanı gerçekten fazlasıyla meşgul ediyormuş, bunu yaşayarak öğrenmiş bulunuyorum :)
  • Geçenlerde işten güçten fırsat bulup memleketime gittim, döndüm ancak eşyalarımı valizden çıkaramadım hala, bir haftadan fazla oldu nerdeyse, inşallah bir ara fırsat bulup kışlıklarımı yerleştirmeye  ve evi biraz toparlamaya vakit bulucam.
  • Bu ara sınav telaşesiyle geçti günlerim, neyse ki sonunda o da bitti beklediğimden iyi bir şekilde, bu yaşta hala sınav derdiyle uğraşıyorum evet ve ömür boyu bu dertle uğraşıcam gibi görünüyor :) ama şikayetçi değilim kesinlikle.
  • Bloga yazmadığım için yeni yazı bekleyen ve mail atan yorum yazan herkese çok teşekkür ederim, çoğuna cevap veremediğim için çok üzgünüm ama okunuyor olduğumu bilmek ve yeni yazı yazmamı istiyor olmanız benim için çok çok güzel bir duygu, bunu tarif edemem, bu telaşlı zamanlarımda yüzümü gülümsetiyorsunuz :)
  • Takip ettiğim blogları okumaya da fırsatım olmadı haliyle, o yüzden kim neler yazmış, neler yapmış merak ediyorum, kapatmam gereken bir buçuk aylık bir ara var, uygun bir zamanda herkesin blogunu talan edip geriye dönük okuyamadağım bütün yazıları okurum umarım.
  • Bana gelince; yeni şeyler öğreniyorum sürekli, şu 2-3 ayda bilmediğim ne çok şey varmış onu öğrendim, yeni şeyler yeni uygulamalar öğrenmek (işimle ilgili) çok hoş bir duygu. Uzun zamandır kendimi tekrarlamaktan başka bir şey yapmıyormuşum demekki, kendime yeni bir şeyler katma çabası içindeyim o yüzden de oldukça heyecanlıyım.
  • Yaşadığım şehre artık alıştım, tek başıma meydana inebiliyorum yani :)) İnsanlarını seviyorum, sürekli yağmur yağmasını seviyorum, çantamda sürekli şemsiye taşımam gerektiği hissiyatını seviyorum :)
  • Kitap okuma olayını çok aksattım bu aralar, şu sıra sadece bilimsel makale okuyabiliyorum ki ona da çok vakit ayırabildiğimi sanmıyorum ama kitap alışverişinden geri kalmıyorum yine de. En son 'Büyücüler' adlı Lev Grossman'ın kitabını aldım bir fantastik roman aşığı olarak. Daha başlarındayım kitabın, o yüzden henüz kitap hakkında bir fikrim yok, tabii ki bir Harry Potter olamaz ama umarım eğlenceli çıkar.
  • Aslında niyetim bu sene ilk kez Tüyap'a gitmekti ama nöbetlerden fırsatım olmadı. Facebook'da Tüyap'a gidenleri görüp kesinlikle çok imrendim, ben de orada olmalıydım dedim içimden, kimler neler aldı, kimlere kitap imzalattınız, bari onları söyleyin de tamamiyle cahil kalmayayım bu olaya.
  • Bir de bu ara hangi kitaplar çıktı onları söyleyin, sanıırm Luxen serisinin yeni kitabı Köken çıktı, ya da çıkmadı mı onu bile bilmiyorum, sanki çıkmış emin değilim yine de, çıktıysa söyleyin koşup alıcam lütfennn :)
  • En son yazımda mektuplardan konuşuyorduk, hani mektuplarınız göremiyorum, yazın bana arkadaşlar, ileride çok güzel hatıralarımız olur, torunlarınıza falan gösterirsiniz belki :)
  • Bu arada Trabzon ve civarında yaşayan kimler var, belki bir buluşma ayarlarız, ister buraya yorumda bulunun isterseniz mail atın bir şeyler ayarlayalım, güzel olur bence.
  • son bir şey, kimler günlük tutuyor hala? Ben ortaokul döneminde yazıyordum sonradan bıraktım ve çok pimanım, bloga yazma işine başlayınca günlük tutmaya da başladım, benim için blog pek çok güzel şeye vesile oldu bu da bunlardan bir tanesi işte. En son 10 ağustosta günlüğüme tarih atmışım malesef, oysa ki yazacak o kadar çoooook şey var ki, yarın nöbetim olmasa sabaha kadar günlüğüme bir şeyler yazmak isterdim ama uyumam gerek, hasta bakmak dikkat gerektiren bir şey çünkü, kimseye zarar vermem inşallah ömür boyunca, o yüzden şimdi ben kaçıyorum, siz bu yazıyı sabah okursunuz artık.
  • Eğer birbuçuk aydır yazmayan beni hala takip ediyorsanız ses verin, yorum yazın, buraları unutmamak için yeni yazılar yazabilmem için bana moral olsun, kendinize ii bakın, şimdilik hoşçakalın :))

20 Eylül 2013 Cuma

New Life



Post girmeyeli baya bir zaman olmuş.
Günler nasıl geçiyor anlamıyorum.
Yeni bir şehre gel, ev tut yerleş, hem yeni şehre hem yeni iş yerine ve iş arkadaşlarına alışmaya çalış derken uzun zaman oldu.
Üstüne bir de kız kardeşim ikinci üniversitesi için Ankara'yı kazandı, O bir süre buradaydı, o kısıtlı zaman içinde bir yandan nöbet tut, nöbet ertesi uykusuz kalıp O'nun eksikleri için alışveriş yap derken sonunda bu hengame de bitti.
Bu akşam O'nu da yolcu ettim kaldım evde bir başıma.
Ev arkadaşım da henüz gelmediğinden free takılıyorum şimdilik.

Eski evimde (eski şehrimde) son günlerimi arkadaşlarımla gezerek değerlendirdim.
Uzun bir zaman kalınca bir yerde, bırakıp gelince her şeyi özlüyor tabii ki insan.
Yine de tebdil-i mekanda farahlık var elbette..

 O zamanlardan kalma okuduğum bu kitap, serinin ikinci kitabı Ayaklı Belayı'da geçtiğimiz günlerde okudum. İlk kitap kızın ağzından, ikinci kitap da erkeğin ağzından anlatılıyordu.
Güzel eğlenceli bir çırpıda okunan bir seri.

Yeni evimde ilk akşam yemeğim :)
Tek başına olunca yemek yapılmaz zannediyor insan ama benim gibi yemeyi seviyorsanız, üstüne bir de karadenize gelmişseniz, tabii ki ilk yemeğiniz de tercihiniz balıktan yana oluyor.
Henüz ev ve eşyayla ilgili eksik çok, fırsat bulupta alamadığım ama aklımda olan çok şey var ama zamanla..


İlk günler evden dışarı çıkmadığımdan, uzun süredir ertelediğim mektup arkadaşlarımın mektuplarına cevap yazdım ve postaladım.
İşin garibi mektupların Hong Kong ve Avusturalya'ya kadar gidebilmişken Almanya'ya henüz varamamış olması.
Umarım yolda başına bir şey gelmemiştir.
Bu mektup ve kartpostal arkadaşlığı gerçekten çok çok keyif aldığım aktivitelerden birisi.
Daha hala yazmam gereken ama vakit yokluğundan fırsat bulamadığım yazılacak mektuplar var.
Bundan sonra hengamelerim bitmişken nöbet ertesi yine ilk yapacağım işlerden biri mektup yazmak :)
Bana mektup yazmak isteyen, kart atmak isteyen olursa yurtiçi ya da yurtdışı iletişime geçin lütfen.
Çok hoşuma gider :)

Hala bilgisayarımı tamire veremediğimden usb girişi hala bozuk, ben de instagramdan copy-paste yaptım, o yüzden fotoğraflar biraz daha soluk ve kalitesiz gibi görünüyor sanırım.
Çalışma masam biraz daha toplu şimdi ama uzun süredir başına geçemediğim için tabii ki :)
İlk fırsatta itinayla dağıtılacak yine :)

Dekorasyon dergilerini okumayı çok seviyorum, Evim dergisini de uzun bir süredir okuyordum ama bu dergiyi sadece Ankara'da Ankamall'de bulabildim, buradaki D&R'da yoktu.
Bilgisayarım tamir olduktan sonra bu dergiden çok beğendiğim dekorasyon fikirlerini buradan paylaşıcam yine.

Neredeyim derseniz Trabzon merkezdeyim.
Burada günler sürekli yağmurlu ki bu benim en sevdiğim şey.
Burayı sırf yağmuru ve denizi için tercih etmiş bile olabilirim.
Ancak şöyle bir handikap var ki bütün yağmurlar gece ben uyurken yağıyor, ilerleyen günlerde gündüz vakti de yağar umuyorum.
Henüz gezi planlarımı gerçekleştirebilmiş değilim, biraz daha yerleşmek için vakte ihtiyacım var.
Benim için gitme vakti.
Ütü yapmam ve çöpü çıkarmam gerek. Yarın yine nöbet var.
Şimdilik kalın sağlıcakla :)

25 Ağustos 2013 Pazar

Epic ( Doğal Kahramanlar ) / I love music #3


Az önce Epic / Doğal Kahramanlar adlı animasyon filmini izledim.
Filmi Buz Devri'nin yapımcıları hazırlamış.
Bu ara bloglarda adını sıkça duyar olmuştum.
Zaten çokça boş vaktim olduğu için izleyeyim bari dedim.
Aslında pek fazla animasyon filmi izleyen biri değilim aslında severim izlemeyi ama bir türlü izlemem işte :)

Filmi izlemeden önce karakterleri seslendiren oyuncular hakkında hiç bilgim yoktu
Filmin sonunda cast çıktığında Beyonce'in seslendirdiği şarkı beni film hakkında araştırma yapmaya itti.
Ben filmi türkçe dublajlı izledim, meğerse Beyonce filmde Queen Tara'yı seslendiriyormuş aynı zamanda.

İşte karakterler ve seslendiren oyuncular

Colin Farrell - Ronin

Amanda Seyfried - Mary Katherine






Film eğlenceli ve çabucak bitiyor zaten.
Zaten film 3D yapıldığı için daha çok göreselliğe önem verilmiş.
Öyle aman aman bir konu-kurgu yok.
Ama görseller haikaten güzel.
Vaktiniz varsa izleyin ama mutlaka izlemeniz gereken bir film değil kesinlikle.
Ben filmle ilgili en çok  Beyonce'in seslendirdiği filmin sonundaki şarkıyı sevdim.
O da bu işte

Rise Up - Beyonce


Queen Tara'nın elbisesinin üst kısmıyla Beyonce'in elbisesi çok benziyor değil mi?

Bu kadar okuduysanız son olarak işte filmin fragmanı


İyi seyirler
:)









24 Ağustos 2013 Cumartesi

Bak Sen Şu İşe




Yeniden çekilecek Batman serisinde Batman karakteri Ben Affleck olmuş.
Bak sen şu işe.
Ben Affleck'den Batman mi olur ya.



Oysa ki seçimler devam ediyordu ve yeni Batman'in Teen Wolf dizisinden tanıdığımız Tyler Hoechlin olacağı konusunda çok ümitvardım.



Bu haberden sonra daha da Batman izlemem ben.
O kaa işte..

Not : Bu arada son kitap çekilişimi kazanan arkadaşların kitapları ellerine ulaşmış. Arkadya Yayınları'ndan kitapların yol açıktığına dair mail gelmişti ancak kitapların sahiplerine hemen ertesi gün ulaşacağını tahmin etmemiştim. Hızlı iletişimi ve ilgisi için Arkadya Yayınları'ndan Yasemin Hanım'a çok teşekkür ederim.

20 Ağustos 2013 Salı

Bir Oyuncu Daha İntihar Etti :(



Rizzoli & Isles dizisini izleyenler için büyük kayıp.
Duyuncu şok oldum.
Dizide Dedektif Barry Frost rolünü oynayan aktör Lee Thompson Young evinde ölü olarak bulunmuş.

Dizi setine vaktinde gelmeyince set ekibinden birileri, oyuncunun evine gitmiş ve sabah saatlerinde oyuncuyu ateş edilmiş halde bulmuşlar.
Aktörün intihar ettiği düşünülüyormuş.



Dizide son derece neşeli ve tam bir bilgisayar kurduydu.
Teknik konularda Rizzoli hep ona başvururdu .


Önce Cory şimdi de Lee Young.
Genç oyuncular ardı ardına intihar ediyor :(

Dedektif Korsak'la olan çekişmelerini çok özleyeceğiz.
RIP Barry Frost

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...