DR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ağustos 2013 Cuma

Günlüğümsü



       Bursa'dan herkese merhaba.Yaklaşık bir haftadır buradayım. Otobüsten indiğimden beridir yol üzerinde milyon tane kediyle karşılaştım.Bursa ; kedisi çok şehir :) Hiç bir şehirde bu kadar çok kedi görmemiştim.

       Bugün sabah erkenden kalktım ve hafta içinde aldığım kitapları ve defterleri etrafıma dizdim, keyif yapıyorum.  Seviyorum onları. Yeni aldığım kitaplar bir sonraki postta olacak ama sizlerde benim gibi aldığınız kitaplarla mutlu oluyormusunuz?
       Dün öğlen saatlerinde Arkadya Yayınları'ndan çok güzel bir kitap geldi.

Kitap bayramdan sonra piyasaya çıkacak, şu anda bu kitabı okumaya başladım, duygusal bir kitaba benziyor.  Bu arada kapağın tasarımı çok hoş degil mi? Şöyle bir baktım da Arkadya yayınlarından çıkan bütün kitapların kapak tasarımı çok güzel ve cezbedici. Bayram sonrası bu kitabı çekilişle iki kişiye hediye edecegim, sizinde kitap stoklarınız azaldıysa ya da yeni çıkan her kitap benim olsun diyorsanız beklemede kalın :)

       Bugünlerde Watsons' da deli gibi indirimler var, bu yazıyı hazırladıktan sonra ben de gidip neler varmış diye bir bakıcam, muhtemelen pek bir şey kalmamıştır ama bakalım, bir de yakınlarda bir Gratis mağazası bulursam tam süper olur..
Gelelim en güzel habere. Bursa'da tanışmak istediğim bloggerlar vardı biliyorsunuz. Pazartesi günü en tatlısından iki bloggerla iftar yemeği için buluşuyoruz.  Deniz ve Supercellma ile ne zamandır tanışmak istiyordum zaten,  haydi bir an önce pazartesi olsun :)
Bu arada malum ramazan bayramı yaklaşıyor ve henüz fitrlerinizi vermediyseniz ve etrafınızda yardım yapacak birilerini bulamadıysanız Sevgili Gökçe çok hoş bir yardım projesine ön ayak oluyor. Şuraya tıklayarak detayları okuyabilirsiniz. Ben bu sene fitr ve sadaka konusunu bu şekilde hallettim, güvenilirlik konusunda emin olun bir sorun yaşamazsınız,  eğer fitrlerinizi verdiyseniz de projeyi başkalarına da duyurmak adına blogunuzda paylaşırsanız sevinirim.

29 Kasım 2012 Perşembe

OnYüzMilyon Mutluluk :)))



   Sabah uyanınca maillerimi kontrol ettim, D&R'dan verdiğim siparişim ne alemde diye siteye göz attım, hala tedarik sürecinde denen o sinir bozucu kelim grubunu gördüm, kapattım siteyi. Bir gün öncesinden yazdığım postu yayınladım blogda. Yazısı şurada.
   Sonra mutfağa yöneldim, güzel bir kahvaltı hazırlayıp evdekileri uyandırırdım. Bol sohbetli, kahkahalı uzun bir kahvaltı faslını bititrdik. Tek eksiğimiz gazetelerimizdi :)
   Bizim mutfakta televizyon yok. Kahvaltı masasındayken tek eksiğimizin bu olduğuna karar verdik. Sabahları kahvaltı yaparken bir yandan da sabah haberlerini izleyemiyormuşuz. Televizyonu mutfağa taşımaya karar verdik :)
   Sonra bir sebeple hastaneye gitmemiz gerekti ablamla. Hazırlandık yola koyulduk. Oradaki işlerimizi hallettik. Birkaç gündür hastanede yatan ve durumu iyiye gitmekte olan arkadaşımın babasını görmeye gittik sonra. Yeni bir felç geçirmiş ve yoğun bakıma almışlar. Yoğun bakıma girip muayene ettim ben de. Orta-iyi olan durumunu arkadaşıma ve yakınlarına anlattım, biraz oturduk, konuştuk.
   İnsanın kendi yakınını yoğun bakımda görmesi gerçekten büyük bir imtihan. Yakın zamanda kendi kardeşimi yoğun bakımda her yerinden bir sürü kablolar hortumlar çıkarken görmek, ne olduğunu, neler olabileceğini en iyi bilen insan olarak bana çok zor gelmişti. Arkadaşım da şu anda böyle zor günler geçiriyor. Eğer bu yazımı okumaya değer gördüyseniz, babası için birazcık dua eder misiniz? Şimdiden teşekkür ederim.
   Bu arada güzel haber, az önce arkadaşım arayıp babasının felç olan sol tarafını artık kullanabildiğini söyledi. Sesi çok iyi geliyordu, inşallah yakında hastaneden çıkar artık.

   Hastaneden çıktıktan sonra ablamla market alışverişi için en yakınımızdaki markete girdik. Kafamıza göre bir sürü abur cubur aldık önce :) Dondurulmuş gıdalar bölümünden tepsi böreği aldık, daha önce başka bir yerde yemiştim ve hazır börek olduğuna inanamamıştım. Bulursanız deneyin mutlaka.Sonra geçen gün vişneli irmik tatlısı yapmaya çalışmıştım, instagramdan takip edenler bilir, ancak buzlukta vişne kalmamıştı, annem hepsini komposto yapımında kullanmış, ben de mecburen sade yapmak zorunda kalmıştım ama içimde kalmıştı işte. Yine dondurucu gıda bölümünde başka neler var ki diye şöyle bir bakınırken vişneyi gördüm ve hemen attım sepete. Belki akşam vişneli irmik tatlısını yaparım :) Gerekli olan listedeki diğer ürünleri alıp eve geldik. Evde de market poşetlerini yerleştirme, öğlen-ikindimsi yemek faslı falan meşgul etti bizi. Akşama ne yemek yesek ki derdiyle dertlendik biraz :) Ablamın en güzel yemeklerinden olan pırasa yemeğine olur dedik. Ben zaten sebzenin her türlüsünü severim :)
   Böyle ev haliyle meşgulken, kardeşim D&R 'dan verdiğimiz siparişler geldi dedi. Nasıl olur daha sabah baktım tedarik sürecinde demeye kalmadan kargoyu ve kitaplarımı gördüm yatağımda.
O nasıl bir mutluluk anlatamam. Gerçekten onyüzbin mutluluk bu işte.Bir sürü yeni kitabının olması yani :) Çoğu bloglarda yorumlarını gördüğüm kitaplar.


Aşçı ve Sufle içinde yemek yapmayla ilgili konuların olduğu kitaplar. En çok onarı merak ediyorum. Napayım yemek yapmakla ilgili her şeyi çok seviyorum.
Kitap ismi olarak İntihar Dükkanı ve Madam Arthur Bey de merakımı cezbedenler.
Tim Burton'in Kitabı ise çizimleri ve tabii ki bir Tim Burton kitabı olması sebebiyle benimle.
Firmin sanırım @fıstıklıtombi'nin blogunda gördüğüm bir kitaptı. Fang Ailesi de yine Tombi'nin instagram paylaşımlarında gördüğüm kitap.
Buket Uzuner'in Ney York'u anlatan kitabı hakkında hep çok güzel şeyler duydum, Kinyas ve Kayra için de öyle.
Bir tane Londra temalı defter aldım kendime bir de. Londra benim ve kardeşimin yaşamk istediği yerlerin başında geliyor. Her daim yağmurlu olması ve tarihi binaları nedeniyle cezbediyor bizi.
Bu kadar güzel kitabın yanında gidebilecek en güzel şey ise türk kahvesi tabii ki. Ne zamandır almak istediğim kakuleli kahveleri buldum sonunda. 










Yandakiler de kardeşimin aldıkları.












 
 Önce bu kitaplardan hangisine başlayacaksın diye sorarsanız hiç birisine. :)
Şu an elimde canım Tess Gerritsen'in Masumiyetin İçin Savaş adlı kitabı var. Onu okumak için dakikaları sayıyorum zaten. Ne zamandır okumadım bu kadının kitaplarını. Bu süre içinde de 3 kitap daha yazmış. Kadın bir dur, hızına yetişemiyorum demek istiyorum, ama olsun o hep yazsın, ben geç de olsa okurum :)
Tess Gerritsen ne yazsa gözüm kapalı alır okurum, o kadar çok seviyorum bu kadının yazdıklarını. Cerrah yazdıkları içinde favori kitabımdır bu arada.
   Şu sıralar Bumerang'ın ödül törenimsi konuşmaları yapılıyor sanıyorum, twitterdan takip ettiğim kadarıyla. Sonuçları merak ediyorum ben de.
   Çok konuştum, çok yazdım. Arada böyle yaptıklarımı yazayım mı, çok mu sıkıcı oluyor yoksa. Ne dersiniz?
Gittim ben, kitaplarıma gömüleyim biraz, bir kupa sıcak sütle birlikte.Kitap başucunuzdan hiç eksik olmasın efendim...Kalın hoşça...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...