26 Ağustos 2012 Pazar

Agatha Christie'nin On Bir Kayıp Günü - Jared Cade




Ben Agatha Christie okumaya orta okul yıllarımda başladım.
Arkadaşımızın babası edebiyat öğretmeniydi ve bize kütüphanesinden sürekli kitap getirirdi.
Biz de öğlen yemeklerimizi yedikten sonra kitaplarımızı alır bir köşeye çekilir kitap okuma saati yapardık kendimizce :)
O dönem hatırı sayılır sayıda kitap okuduk birlikte.
En çok okuduğum yazarlar Stephen King ve Agatha Christie idi.Bu iki yazarın da nerdeyse bütün kitaplarını o dönemde okudum.

Sonra lise yıllarında Agatha'nın hayatının belli bir döneminde kaybolduğunu, arabasının da kaza yapmış bir halde terkedilmiş bir halde bulunduğunu anlatan bir belgesele denk geldim.Daha öncesinde böyle birşeyden haberim yoktu ve çok şaşırmıştım. Ancak sonrasında bu konuyu çabucak unuttum ve uzun zamanda aklıma gelmedi.
Geçtiğimiz aylarda kardeşim Agatha Christie'nin kaybolduğu dönemi anlatan bir kitabın varlığından bahsedince izlediğim o belgesel aklıma geldi hemen ve kitabı sipariş ettik.

Agatha'nın gençlik yılları
Agatha Christie zengin bir ailenin 3. çocuğu olarak İngiltere'de dünyaya gelmiş.Kendisine çok düşkün ailesi nedeniyle pek fazla okula gitmemiş ve evde annesi ve dadısı tarafından eğitilmiş.
Çocukluğundan beri hayalgücünün çok geniş olduğu ve fantastik-mistik olaylara ilgisinin yoğun olduğundan bahsediliyor kitapta.
Agatha ve ilk kocası Archie
Evlenilecek yaşa geldiği zaman sosyeteye tanıtılıyor peşinden koşan çok kişi olmasına rağmen hiç kimsede aradığını bulamıyor. Etrafına sürekli 'denizden gelecek bir adamın' kendisini kurtaracağı, aradığı herşeyi onda bulacağını söylüyor. Bu sırada Reggie adında kendisine çok kıymet veren biriyle nişanlanıyor ancak bu kişi denizden gelecek olan adamın sıfatlarını taşımadığından, Agatha'yı kendine aşık edemiyor. Bu dönemde Archie adında biriyle tanışıyor ve Agatha aşık oluyor, nişanlısından ayrılıyor Archie ile evleniyorlar. Ancak Archie evlilik gibi bir sorumluluğu kaldırabilecek bir erkek değil, oysa aksine Agatha'nın tek istediği iyi bir adamla evlenip onun çocuğunu doğurmak ve evinin kadını olmak. Agatha hamile kaldığında ve çocuğunu doğurduğunda ise Archie'nin tek düşündüğü Agatha'nın eski zayıf haline kavuşup tekrar çekici bir kadın haline gelip gelemeyeceği oluyor. Bu dönemde maddi sıkıntılar baş gösterince Agatha kısa dedektiflik öyküleri yazıyor, yazdıkları ilgi uyandırınca önce gazetelerde yayınlanıyor, sonra da her noelde yayınlanacak öyküler yazmaya başlıyor, kısa zamanda bir yayıneviyle anlaşıp kitapları basılıyor, maddi bağımsızlığını elde ediyor. Kendi parasını kazanmaya başlayınca kocasıyla araları bozuluyor, Kocası kendisini başka bir kadınla aldatıyor, bu sırada Agatha'nın çok düşkün olduğu annesi ölüyor. Aldatıldığını öğrendiği zaman dilimi de annesinin yasını tuttuğu bu dneme denk geliyor ve birgün Agatha kayboluyor. 

Bir anda basının ilgi odağı haline geliyor bu durum. Agatha'yı bulmak için halk seferber oluyor, binlerce kişinin katıldığı arama ekipleri kaybolduğu bölgeyi arıyor ancak yanıt alınamıyor.
Polisin araştırmaları Agatha'yla Archie'nin mutlu görünen evliliklerinin ardındaki aldatma olayını öğrniyor ve Agatha'nın kaybolmasıyla ilgili olarak kocası Archie'den süpheleniliyor, aldatan koca günlerce polisin baskısıyla bunaltılıyor, Agatha'yı öldürmüş olmakla suçlanıyor.
Gazaetelerde çeşitli spekülasyonlar yayınlanıyor, kitapların çok satması için böyle bir oyun düzenlendiğinden bahsediliyor.
Kayboluşunun onbirinci gününde Agatha Christie'nin kaplıca otellerinde kaldığı ihbar ediliyor polise.Kocası Agatha'yı teşhis etmek için polisle birlikte otele gidiyor, Agatha'nın yaşadığı ve oteldeki kişinin o olduğu anlaşılıyor.
Oteldeki bir görevlinin Agatha 'nın  otelde bulunduğu sırada yaptıklarıyla ilgili ifadesi
Basının baskısından çekinen koca Agatha'nın bir kaza geçirdiğini ve hafızasını kaybettiğini, kendisini bile tanımadığını, neden otel odasında olduğunu bilmediğini söylüyor gazetecilere.
Eve dönen Agatha birkaç doktorun muayenesinden geçiyor, hafıza kaybı teşhisi konuyor, Agatha'da hiç birşey hatırlamadığını söylüyor ve gazetecilere ısrarla bu konu hakkında bilgi vermiyor.
Yaşamının son yıllarında kaleme aldığı otobiyografisinde de bu konudan söz etmiyor..


İşin aslına gelince Agatha Christie denizden gelen adam olarak tanımladığı kocası Archie'ye çok aşık ve onun tarafından aldatılmayı hazmedemiyor, annesinin ölümü bu olayın üzerine tuz biber oluyor. Annesinin yasını tuttuğu günlerde kocasından beklediği ilgiyi göremeyince, üstüne bir de kocasının diğer kadınla birlikte olabilmek için boşanmayı talep etmesiyle bunalıma giryor ve birgün kocasına böyle bir oyun oynamaya kalkıyor.
Arabayla evden ayrılıyor, bir arazide arabasını çalışır halde ve eşyaları içindeyken olaya kaza süsü vererek bırakıp gidiyor. Daha önceden rezervasyon yaptırdığı bir kaplıca oteline başka bir isimle kayıt yaptırıyor ve günlerce gözlerden uzak, hergün gazetelerin kendisi hakkında yazdığı kaybolma haberlerini okuyarak vakit geçiriyor.
 Bu sırada kocası Archie kaybolmanın sorumlusu olarak günlerce polisin baskısıyla zor zamanlar geçiriyor, zaten Agatha'nın da istediği şey tam olarak bu. Kocası kendisini merak etsin, polisin aldatan koca olması sebebiyle baş şüpheli olarak sorguya çekilsin..
Agatha başka bir kadını kendisine tercih eden denizden gelen adamı, en iyi bildiği şekilde dedektiflik romanlarını aratmayacak bir şekilde hazırladığı oyunla cezalandırıyor...
Ancak basın bu olayın çok üzerine gidiyor ve tek amacı kocasını kendi çapında cezalandırmak olan bu kadını toplumu kandırmak ve sansasyon yaratmakla suçluyor.
Agatha bu olaydan sonra basına küsüyor ve zorunlu olmadıkça gazetecilere demeç vermeyi reddediyor.
Basına olan bu kırgınlığını da su sözlerle ifade ediyor.
'Işıklar yandıkça unutmayacağım, karanlıkta ise anımsayacağım. '
Olay açığa çıktıktan sonra kocasıyla boşanıyorlar, bir süre sonra ikisi de bir başkasıyla yeniden evleniyor.
Agatha gittikçe daha da ünleniyor, kraliyet tarafından şovalye nişanına layık görülüyor.
Daha sonra kalp krizi geçiriyor, bir kez de düşüp kalçasını kırıyor. Bu iki hastalık ve kullandığı ilaçlar yüzünden kendisini toparlayamıyor, son günlerinde tekerlikli sandelyeyle hayatını sürdürüyor.
12 ocak 1976 da odasında hayata gözlerini yumuyor.


9 yorum:

EMİNE ÖZTÜRK dedi ki...

agatha kristinin kitapları ulaşmıştı elime ala kıymetlerini bilemedim.. kıramadığım bir arkadaşıma hediye ettim.. blog arkadaşlarımda gördükçe içim cız ediyor..

su dedi ki...

intikam soğuk yenen bir yemektir diye boşuna dememişler :) ayrıca'min şerrin nisa',Allah kadının şerrinden korusun.en korkulacak kadın öfkeli ve intikam almaya karar vermiş kadındır.harbiden de zeki kadınmış.okumayı en sevdiğim yazarlardandır....

drwilldone dedi ki...

Emine Öztürk : Bütün kitapları olmasa da On Küçük Zenci'yi mutlaka okumalısın ve Fare Kapanı'nı tabii ki.


Su : Aslında çok da iyi olmuş o kocaya di mi ama :))

su dedi ki...

valla boşanmış bir kadın olarak iyi olmuştan da öte :) ala ala :) (şapkala a tyazmayı bilmiyorum :) ) oh olmuş :))

fndk dedi ki...

bu tür kitapları çok severim ama şimdi senin postu okuyunca farkettim ki bu zamana kadar hiç agatha kitabı okumamışım ben..
sanırım bi sahafa uğramalıyım.. :)

not: yaptığı şey kesinlikle çok zekice..bu kadar ince ayrıntısına kadar düşünüp gerçekleştirdiği için takdir ettim walla..^o^

drwilldone dedi ki...

Su : :))) adama iyi ders olmuştur bence..


Fndk : Ben alırım sana, benim aldıklarımı beğenirsen diğer kitaplarını da alırsın olmaz mı?

Cessie dedi ki...

Heyecanla bekliyordum.
Teşekkürler :D

drwilldone dedi ki...

Cessie : Rica ederim :)

Adsız dedi ki...

Its such аs you гeаd my thoughts!
You sеem to understanԁ sо muсh abοut this,
lіkе yοu wrote the book in it or sоmething.
I think that you simply could do with sοme peгсent tο prеssure the message homе a little bit,
but inѕtead of thаt, this is magnificent blog.
A fаntastic гead. I'll definitely be back.

Feel free to surf to my web page ... unlock apple iphone

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...