6 Ağustos 2013 Salı

Blogger Bulusması



Kalabalık şehirlerde yaşayan bloggerların yaptıkları buluşmaları kıskanan varmıydı aranızda ? 
Ben kıskanıyordum şahsen.
Biz canım Zeynebimle kendi çapımızda blogger buluşmaları yapıp muhabbetin dibine vuruyorduk ama tanışmak istediğim başka bloggerlar da vardı.
Bursa'ya gelince de bu niyetimi belli etmiştim zaten :)
Dün Deniz ile twitter üzerinden birbirimizin telefonlarını aldık.
O sırada instagramda gezinirken Melis' in de Bursa'da olduğunu öğrendim ki O da zaten Deniz ile buluşuyormuş.
 Onu da hemen davet ettik ama eşinin işleri olduğu için kalamayacağını söyledi.
Ancak içimizde kalmıştı hepimizin.
Neyse ki eniştemizin işleri erkenden bitmiş ve böylece buluşmaya katılmaya karar vermişler.
Tabii biz bunlardan habersiz yine twitter üzerinden Selma'yı da dürterekten 'Herkes akşama hazır mı' nidalarıyla buluşma yerimizi ve saatimizi kararlaştırıyorduk.
Neyse efendim Kent Meydanı AVM'de buluşmaya karar verdik ki kendisi benim Bursa'da bildigim tek mekan olur.
İftar saatine yakın Melis beni arayıp geleceğini haber verdi, ben de zaten yoldaydım, giriş katında buluşalım dedik, yalnız güzel insanlar şöyle bir sorunsal vardı ki, biz bu zamana kadar birbirimizi hiç ama hiç görmemiştik, nasıl olacaktı da birbirimizi tanıyacaktık, kimse bu soruları sormamış, cevaplarını da vermemişti.
Yine de sanki yıllardır görüşüyormuş da birbirimizi hemen bulabilecekmişiz gibi gayet rahat tavırlarla AVM' nin kapısına gelmiştim.
Telefonumu çıkarıp geldigime dair durum tespitinde bulundum ve D&R'ın önünde beklediğimi söyledim Melis' e.
Eniştemizi de koluna takıp gelen Melis ile hemen oracıkta birbirimizi bulup muhabbete başladık, esas kızımız Selma ile Deniz de bizi üst katta beklediklerinden yürüyen merdivenlere yöneldik.
Sonunda herkes buluşup kaynaşınca Pizza Hut'da oturup iftar saatimizi beklemeye başladık.
Herkes ne yaptığından ettiğinden bilenler ve bilmeyenler için bir kez daha bahsetti bu sırada düşünceli yeni gelinimiz Melis bizlere buluşma günü hatırası olaraktan çok şirin defterler almış, benim tabii ki buluşma heyecanından aklıma böyle bir incelik gelmemişti.
Meğersem bu defter benim daha önce D&R da görüpte göz koyduğum , sonrasında ise 'Amann ben bunu alırım bir ara.' dediğim defter imiş, o yüzden Melis' in hediyesine bir kat daha fazla sevinmişim :)

Biz bloglardan, ülke gündeminden, seneye başka yerlerde buluşmaktan konuşurken Pizza Hut'da bizden baska kimsenin kalmadığını farkedince, mubabbetin ne kadar derin olduğunu anladık, bu sohbetin üzerine bir çay-kahve güzel gider diyerekten Cafe Crown'ın yolunu tuttuk.
Burada da check-in lerimizi itinayla yaptıktan sonra buluştuğumuza çok çok memnun kalaraktan vedalarımızı yaptık..
Ben zaten blog dünyasında en sık görüştüğüm insanlar olduğundan bu kızları seviyordum ama ne kadar guzel insanlarla tanıştığımı bir kez daha anlamış oldum.
Hepsi birbirinden tatlı ve kalpleri temiz güzel arkadaşlarım benim.
Vakit ayırıp geldiğiniz için çok ama çok teşekkür ederim.
Sizinle tanıştığıma çok memnun oldum.
Umarım arayı soğutmadan, bahsettigimiz planlarla yeniden görüşme fırsatımız olur.
Blogger buluşması yaptığından mütevellit  son derece mutlu olan drwilldone güzel günler diler hepinize...

2 Ağustos 2013 Cuma

Günlüğümsü



       Bursa'dan herkese merhaba.Yaklaşık bir haftadır buradayım. Otobüsten indiğimden beridir yol üzerinde milyon tane kediyle karşılaştım.Bursa ; kedisi çok şehir :) Hiç bir şehirde bu kadar çok kedi görmemiştim.

       Bugün sabah erkenden kalktım ve hafta içinde aldığım kitapları ve defterleri etrafıma dizdim, keyif yapıyorum.  Seviyorum onları. Yeni aldığım kitaplar bir sonraki postta olacak ama sizlerde benim gibi aldığınız kitaplarla mutlu oluyormusunuz?
       Dün öğlen saatlerinde Arkadya Yayınları'ndan çok güzel bir kitap geldi.

Kitap bayramdan sonra piyasaya çıkacak, şu anda bu kitabı okumaya başladım, duygusal bir kitaba benziyor.  Bu arada kapağın tasarımı çok hoş degil mi? Şöyle bir baktım da Arkadya yayınlarından çıkan bütün kitapların kapak tasarımı çok güzel ve cezbedici. Bayram sonrası bu kitabı çekilişle iki kişiye hediye edecegim, sizinde kitap stoklarınız azaldıysa ya da yeni çıkan her kitap benim olsun diyorsanız beklemede kalın :)

       Bugünlerde Watsons' da deli gibi indirimler var, bu yazıyı hazırladıktan sonra ben de gidip neler varmış diye bir bakıcam, muhtemelen pek bir şey kalmamıştır ama bakalım, bir de yakınlarda bir Gratis mağazası bulursam tam süper olur..
Gelelim en güzel habere. Bursa'da tanışmak istediğim bloggerlar vardı biliyorsunuz. Pazartesi günü en tatlısından iki bloggerla iftar yemeği için buluşuyoruz.  Deniz ve Supercellma ile ne zamandır tanışmak istiyordum zaten,  haydi bir an önce pazartesi olsun :)
Bu arada malum ramazan bayramı yaklaşıyor ve henüz fitrlerinizi vermediyseniz ve etrafınızda yardım yapacak birilerini bulamadıysanız Sevgili Gökçe çok hoş bir yardım projesine ön ayak oluyor. Şuraya tıklayarak detayları okuyabilirsiniz. Ben bu sene fitr ve sadaka konusunu bu şekilde hallettim, güvenilirlik konusunda emin olun bir sorun yaşamazsınız,  eğer fitrlerinizi verdiyseniz de projeyi başkalarına da duyurmak adına blogunuzda paylaşırsanız sevinirim.

31 Temmuz 2013 Çarşamba

Opal - Jennifer L. Armentrout



Yaklaşık on dakika önce Lux serisin 3. kitabı olan Opal'i bitirdim. 
Bu kadın kitapların sonunu bitirmek konusunda çok vicdansız bence. 
Tamam, kitaptaki başrol karakterlerden birinin başına bunun geleceğini az çok biliyorduk, en azından hayal etmiştik hepimiz ama böyle bitermi be?
Yine bir solukta okuduğumuz bir kitap olmuş. 
Öff, spoiler vermeden de hiç bir şey anlatılmiyor ki .
O yüzden yazının bundan sonrası tamemn spoiler içerir, serinin 3. kitabını okuduysanız,
bu yazıyı okumaya devam edin, yorumlarda birlikte tartışalım,  kitabi okumayanlar, ehh daha fazla okumasın artık :)

Öncelikle son ktapta hatırladığınız üzere Daemon'un öldü sanılan erkek kardeşi tutsaklıktan kurtulup eve dönmüştü.
Kitap boyunca bir yandan Dawson'ın geri dönmesi ile ilgili uyum sağlama çabalarına tanıklık ediyoruz, bir yandan da birlikte kayboldukları sevgilisi Beth'i kurtarmak için çabalamasını izliyoruz. Bu kısım oldukça acıklıydı ki bazı yerlerde Katy'nin gözlerinin dolduğunu görüyoruz.
Diğer taraftan Adam öldüğü icin Dee Katy'yi affetmedi ve ona soğuk davranıyor,  oysa ki onlarin birlikte takılmalarını özledik, neyse ki kitabın sonuna doğru aralarındaki buzlar biraz olsun eriyor.
En önemli gelişmelerden biri herkese ihanet eden ve Adam'ı öldüren Blake işbirliği iddiası ile geri dönüyor, malesef kitabın sonuna kadar ben de Blake'in bu sefer niyetinin kötü olmadığına inanmıştım,  ama ters köşe olduk hepimiz. 
Tamam Chris' i kurtarmak istemesi güzel ama bunun icin herkesi satması...

Kitap boyunca Daemon ve Katy'nin  o özlediğimiz didişmelerini görüyoruz hep, eğer kitap böyle mutsuz bir sonla bitmeseydi,  serinin  en mutlu kitabı bu olurdu sanıyorum.
Bundan sonra ne olacak çok merak ediyorum.
Katy de Beth gibi aklını kaçıracak mı, yoksa zaten amaç hep Katy'yi ele geçirmek miydi?
Bir sonra ki kitap hemen çıksa da merakımızı gidersek keşke.
Bu sene Dex yayınlarından birbiri ardına mükemmel ötesi kitaplar çıktı,   umarım bu ve benzer serileri  devam kitaplarını bir an önce çevirirler.
Bu arada Origin yurt dışında 27 agustosta okuyucularla buluşacak ancak ülkemizde ne zaman yayınlanacak belli degil henüz.
Kitap ile ilgili bir güzel haber de Obsidiyen serisi film olacakmış :)
Oyuncu kadrosu ve filmin ne zaman çekilmeye başlayacağı henüz belli değil ama yine de aşırısı aşırısı güzel bir haber :)

i love music #2





Bu aralar dinlemekten bıkmadığım şarkı.
Şarkının geçtiği filmi de vakit geçmeden izlemek istiyorum.
Bu arada filmin ismini bilenler varsa yorum kısmına yazabilir mi?


Bu hanım kızımızın sesi de ne kadar benziyor Beyoncey'e değil mi

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...