2012 okuduklarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2012 okuduklarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2013 Salı

Firmin / Sam Savage






Fıstıklı Tombi'nin blogunda görmüştüm bu kitabı. İtiraf ediyorum kapağı çok komik geldiği için aldım.
Ama inanılmaz eğlenceli bir kitap.
Kitap kurdumuz Firmin, sıradışı bir fare.
Önceleri yaşadığı yer olan kütüphanedeki kitapları yeme takıntısı başlıyor.
Sonraları kitapları yerken yavaş yavaş okumaya da başlıyor.
Sonunda " Tadı güzelse eğer kendisi de güzeldir." sloganıyla önüne gelen her şeyi okumaya başlıyor.
Hayata bir farenin gözünden bakmak ilginçti gerçekten.
Tavsiye ederim efenim..

24 Ocak 2013 Perşembe

Kitap Yorumu - Final / Becca Fitzpatrick





Hush Hush serisinin son kitabını da okudum sonunda.
Dört serilik bir kitap bu. Pegasus Yayınları'ndan çıktı hepsi de.

Kovulmuş melekler ile Nefiller arasındaki rekabeti anlatan fantastik bir öykü bu seri.
İnanılmaz keyif aldım okurken.
Ben zaten fantastik kitaplara bayılırım ve bu seri beni mest etti bu konuda :)
Gerçekten ama gerçekten güzel bir seri. Bittiine çok üzüldüm.
Konuyu biraz daha uzatsınlar isterdim kesinlikle.
Serinin diğer kitapları da şunlar.


Eğer okumak için fantastik öğeleri olan bir seri arıyorsanız bu seri tam sizlik.
Mutlaka okuyun bence.
Ben şimdi yeni bir seri arayışına girdim.
Obsidiyen'i çok duyuyorum bu aralar, onu almak ve okumak niyetindeyim.
Başka önereceğiniz neler var?
Siz ne okuyorsunuz şu an sayın izleyici :)
Hadi herkes okuduğu kitabı yazsın bakalım :)

10 Ocak 2013 Perşembe

Kitap Yorumu- Ölüme Boyun Eğmeyen Adam / Jack London





Bu kitabı bana sevgili OnTheRoad göndermişti hediye olarak.
Şurada paylaşmıştım yazısını.
Kendisi tam bir Jack London fanı. Bense daha önce hiç okumamıştım bu yazarın kitabını.
Özge böylesine övgüyle bahsedince ben de okuma listemde ilk sıraya aldım kitabı.

İçinde birkaç öyküyü barındırıyor kitap.
Ölüme Boyun Eğmeyen Adam'da kış şartlarında karla kaplı arazide tek başına kalan, yiyeceği tükenmiş ama kurtulma ümidi tükenmemiş bir adamdan bahsediyor.
Hikayeyi özetlemek mümkün değil. Sanki ordaymışsınız gibi hissediyorsunuz. Ben gerçekten çok sevdim yazarın anlatım şeklini.
Bir de Buck adlı bir köpeğin hikayesi var ki o da tek kelimeyle harika.
Buck St. Bernard ve iskoç köpeği karması bir köpek. Lüks bir evin kıymetli köpeğiyken kutuplarda kızak çekmek için satın alınan bir köpeğe dönüyor hayatı.
Soğuk ve ilkel yaşam şartlarına ayak uydurmak zorunda kalıyor.
Kendi içine doğru bir serüven bu.
Baştan sona olanları köpeğin gözünden okuyorsunuz.
Daha önce şurada yazdığım Firmin Gibi burada da hikaye bir hayvanın gözünden anlatılıyor.
O yüzden bana bu kadar değişik geldi sanıyorum.
Bir insanın bir hayvanın gözüyle olanları gördüğünü varsayması ve bunu hikayeye aktarması çok enteresan.yazar gerçekten iyi bir iş çıkarmış.
Onu bu kadar ünlü yapması da bu yeteneği elbette.
Jack London başka neler yazmış diye bakınıyorum şu aralar.
Sizin okuyup da sevdiğiniz kitapları varsa önerilerinizi alabilirmiyim???

28 Aralık 2012 Cuma

Kitap Yorumu - Tess Gerritsen / Masumiyetin İçin Savaş




       Beni takip edenlerin bileceği üzere Tess Gerritsen'e bayılıyorum, kadın gerilim- polisiye olayında çok iyi, gerilimi iyi biliyor yani. Özellikle seri katilleri ve tabii ki cinayetleri anlattığı bölümlerde gerçekten de yeteneğini konuşturuyor. Eskiden dahiliye uzmanıymış, yazmaya karar verince mesleğinden istifa etmiş, şu anda sadece yazarlıkla uğraşıyor kendisi. Bu arada geçen sene Türkiye'ye gelmiş, imza falan dağıtmış, gidenleri gördüm, çok kıskandım. Benim de bir Tess imzalı kitabım olsa fena mı olurdu yani. Kadının ülkemize geldiğinden haberim bile olmadı zaten, ki geldiğinde işten fırsat bulup İstanbul'a gidebilirmiydim onu da bilmiyorum. Ben ki bırakın rapor almayı daha 4 yıldır yılllık izinlerimi bile kullanamamış bir insanım doktor sayısının yetersizliği nedeniyle. Off ki ne off ... Neyseeee.. Duygusala bağlamayalım :)




       Epey bir zamandır bir Tess Gerritsen kitabı okumuyordum, elimdekilerin hepsini okumuştum ama yeni kitabı çıktığından haberdar değildim. Aslında bir değil 3 kitabı çıkmış piyasaya. Ben de bu kitabı görünce alıp hemen okuyayım istedim.

       Önce konudan biraz bahsedeyim spoiler vermeden. Bir hatun kişi var öncelikle. Bu hatunun evinde sevgilisi ölü bulunuyor. Kitap bu hatunun kendini temize çıkarma çabalarıyla sürüp gidiyor haliyle. Katilin kim olduğunu son ana kadar çıkaramıyorsunuz, en azından ben tahmin edemedim :)

       Kitabı sevdim mi peki. Evet. Ancak eski kitaplarının havasında değil, bu biline. Yani bir Cerrah bir Çırak değil. Niyeyse bu yazarın okuduğum son kitapları o eski tadı vermedi bana. Bundan önce Asla Arkana Bakma adlı kitabını okumuştum ve de pek de sevmediğimi bahsetmiştim kitabı hatta hiç sevmemiştim dürüst olmak gerekirse.Yani tamam bu yazarı seviyorum ama bunun uğruna yalan söyleyemeyeceğim. O kitabını hiç sevmemiştim ama Tess yazdı diye almış olmuştum artık. Bu kitabı da sevdim ama o kadar değil yani. Kitap hakkında kötü düşünceler oluşmasın ama kafanızda, kitap güzel hakikaten ama ben hep Cerrah gibi bir kitap okumayı bekliyorum uzun zamandır ve o yüzden de beni o kadar etkilemedi bu kitap. Ama bir gecede okudum kitabı onu da söyleyeyim, zaten bir Tess Gerritsen kitabı öyle 3 -5 güne sarkıtılarak okunmaz, eline alır soluksuz okur sonra da wayy be dersin. İşte öyle :)

       Bu arada Buz Gibi Soğuk ve Ruhundaki Zehirle Yüzleş  alınmayı bekleyen diğer Tess kitapları. Bunları okuyan var mıdır aranızda, Beğendiniz mi acep? Sizin yorumlarınız nedir? Ayrıca kimler Tess Gerritsen fanı bakalım???

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...