Bu kitabı bana sevgili
OnTheRoad göndermişti hediye olarak.
Şurada paylaşmıştım yazısını.
Kendisi tam bir Jack London fanı. Bense daha önce hiç okumamıştım bu yazarın kitabını.
Özge böylesine övgüyle bahsedince ben de okuma listemde ilk sıraya aldım kitabı.
İçinde birkaç öyküyü barındırıyor kitap.
Ölüme Boyun Eğmeyen Adam'da kış şartlarında karla kaplı arazide tek başına kalan, yiyeceği tükenmiş ama kurtulma ümidi tükenmemiş bir adamdan bahsediyor.
Hikayeyi özetlemek mümkün değil. Sanki ordaymışsınız gibi hissediyorsunuz. Ben gerçekten çok sevdim yazarın anlatım şeklini.
Bir de Buck adlı bir köpeğin hikayesi var ki o da tek kelimeyle harika.
Buck St. Bernard ve iskoç köpeği karması bir köpek. Lüks bir evin kıymetli köpeğiyken kutuplarda kızak çekmek için satın alınan bir köpeğe dönüyor hayatı.
Soğuk ve ilkel yaşam şartlarına ayak uydurmak zorunda kalıyor.
Kendi içine doğru bir serüven bu.
Baştan sona olanları köpeğin gözünden okuyorsunuz.
Daha önce şurada yazdığım Firmin Gibi burada da hikaye bir hayvanın gözünden anlatılıyor.
O yüzden bana bu kadar değişik geldi sanıyorum.
Bir insanın bir hayvanın gözüyle olanları gördüğünü varsayması ve bunu hikayeye aktarması çok enteresan.yazar gerçekten iyi bir iş çıkarmış.
Onu bu kadar ünlü yapması da bu yeteneği elbette.
Jack London başka neler yazmış diye bakınıyorum şu aralar.
Sizin okuyup da sevdiğiniz kitapları varsa önerilerinizi alabilirmiyim???