kupalar- fincanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kupalar- fincanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2013 Salı

Kapaklı Muglar Satışta!!



Bu iki şirin şey şu an da Markafoni'de satışta..



Bir mug delisi olarak ben kupaları sipariş ettim çoktan..
Bir de aşağıdaki hello kitty kapaklı muglardan var.
Bence onlar da çok şirin, ne dersiniz :)


7 Kasım 2012 Çarşamba

Mary Poppins - P. L. Travers




Az önce bitirdim, hemen de yorumunu yazayım istedim.
Mary Poppins dört çocuklu bir aileye dadı olarak geliyor.
Fantastik güçleri var ve çocuklar onu çok seviyor.
Sonra bir gün ansızın geldiği gibi geri dönüyor.
Mary Poppins aslında çocuk kitabı kategorisinde yer alıyor.
Serinin Mary Poppins Dönüyor adlı bir devam kitabı daha var.
Ben pek çok blogda görünce okumak istedim seriyi.
Biliyorsanız eğer Londra olimpiyatları açılış töreninde de Mary Poppins figürü vardı.

Ancak beklediğim gibi çıkmadı.
Kitap hakkında pek çok yerde övgüyle bahsediliyor.
Yetişkin insanlar bile kitabı çok beğendiklerini anlatıyorlar.
Bir çocuk kitabı için oldukça başarılı ancak yetişkinler için değil.
Beni çok da sarmadı açıkçası.

Filmi de varmış, daha doğrusu bir müzikal.
Onun kitaptan daha başarılı olduğunu duydum.
İzleyip onu da yazarım.



An itibariyle durum böyledir..
Kasım ayında bitirdiğim ilk kitap bu.
Aslında ekim ayında başlamıştım ve bitirmem gerekiyordu hemen ama bayram yoğunluğu nedeniyle ancak bitirebildim.
Bu aralar elime aldığım kitapları bir türlü bitiremiyorum zaten.
Bunda ders çalışıyor olmamın etkisi çok tabii ki ama yine de başka şeyler de var sanki.
İnstagramda ders çalışma hallerimi bolca fotoğraflıyorum.
Sizlerde eğer herhangi bir şey çalışıyorsanız  #derscalışmahalleri hastagi ile paylaşın fotoğraflarınızı, birlikte yaparsak daha eğlenceli olur sanıyorum.

İnstagram kullanıcı adım : drwilldone

Herkese güzel bir hafta diliyorum...

29 Ekim 2012 Pazartesi

Ayfer Tunç - Ömür Diyorlar Buna






Sevgili Dilara'nın şu yazısında başlattığı yazar aylarında ilk yazarımız Ayfer Tunç idi, ben de ekim ayı içinde bu kitabı okuyup yorumlayacaktım
Ancak evdeki tamirat işleri, sokakta bulduğum kedicik ve bayramda hastanedeki nöbetler yüzünden hiç fırsatım olmamıştı okumaya.
Kitaptan onbeş sayfa kadar okuyup bırakmışım.
Bugün boş günüm olması nedeniyle elime alıp bitirdim sonunda kitabı.

Toplamda 22 öyküden oluşan bir kitap bu Ömür Diyorlar Buna.
Öykülerin hepsi ya gerçekten yaşanmış, ya da gerçek yaşamdan derlenmiş.
Okurken kendinizi olayların içinde hissediyorsunuz.
Öylesine akıcı ve içtenlikle kaleme alınmış hepsi.
Ayfer Tunç zaten kalemi güçlü bir yazar.
Bu kitabını da mutlaka tavsiye ediyorum.

En beğendiğim öykü şu diyemiycem çünkü hepsi birbirinden güzel ve bende farklı etkiler bıraktı.
Ama hikayeler içinde şöyle bir sınıflandırma yapabilirim sanıyorum.


  • Beni en çok imrendiren : Biliyor musun ki İyi Yaşanmış Hayat Bir Hazinedir [ Yedi dil bilen ve bu sayede cumhuriyetin kuruluş yıllarında MİT'de çalışmaya başlayan şirin bir teyzenin hikayesi ]


  •       Beni en çok üzen : İki Kedi [ Bu aralar Minnoş'u bırakmak zorunda kaldığım için vicdan azabı çekiyorum zaten, bu öyküyü okumak hiç iyi olmadı benim için. Biri yumuşak huylu biri düzenbaz iki kedinin hikayesi...]

  • Beni en çok korkutan : İde Ağacı [ İğde kokuları sayesinde bir garip buhranın içine sürüklenme var burda, gerçek bir öykü mü değil mi anlayamadım ama okurken kendimi korku filmi izliyormuş gibi hissettim, o derece gerildim... ]

  • Beni en çok eskilere götüren : Şapkacı Arlet [ 1920lerde doğan ve Beyoğlu'nda Şapkacı Arlet adında bir şapka dükkanı işleten Ermeni asıllı Madam Argiro'nun hikayesi...]
  • Beni en çok etkileyen : Bir Kara Derin Kuyu [ Yeşilçam'da sadece üç kez filmde oynayan, ilkinde başrolde izlediğimiz Nil Göncü'nün hikayesi bu. Dördüncü filmi çekildiği sırada peritonit sebebiyle hastaneye yatırılmış filmi tamamlayamadan hayatını 22 yaşında iken kaybetmiş. Oynadığı ilk filmin adı da Kuyu. Bu öyküyü okuyunca açıp izledim filmi, izlemeyenler varsa bu öyküyü okuyup izlesinler lütfen. "Kadınlara iyi davranın" diye bir ayetle başlıyor film, türü adından da anlaşılacağı gibi dram. İzleyin mutlaka..
      Filmin linki şu :  http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/83001/kuyu-metin-erksan-1968-83-dk



*Son iki görsel Google'dan alınmıştır.

4 Ekim 2012 Perşembe

Bu Fincanlara Bayıldım!!!!!!!




Günaydın herkese :)
Kimler bu güzel kupalar/muglar eşliğinde sabah kahvesini, çayını yudumlamak ister ? :)








*Görseller internetten alınmıştır.

24 Ağustos 2012 Cuma

Baykuşlu Termos






Baykuşlar bu sene her yerde :))
Ne ara bu kadar ünlü oldu anlamadım .
Hani öyle güzelliği çağrıştıran bir hayvan da değil bülbül falan gibi.
Ama bu termosun üzerinde çok şirin duruyorlar bence :)

12 Ağustos 2012 Pazar

Yeni Mug - Yeni Kitap




Dışarıdan yeni geldim, mutfak masasına kuruldum :)
Açtım bilgisayarımı, aldım yanıma gerekli olanları.
Bir yandan takipte olduğum blogların yeni postlarını okuyorum, bir yandan da yeni post hazırlıyorum.

İftardan yeni dönmüş olmama rağmen konu tiramisu olunca her zaman varım.
Evet itiraf ediyorum ben bir tiramisu bağımlısıyım.
Hergün her saat yesem doymam sanırım.
Beni çeken şey o kahvenin kokusu, tadı...
Hiç bir tatlıya bu kadar bağlanmadım sanırım, aslında genel olarak tatlıyla aram çok iyi değilidir.
Yani damak tadım ekşi tuzlu arası birşey.
Ama tiramisu bi ayrı gerçekten :))

Bu arada yeni kitaba başladım.
Agatha Christie'nin onbir kayıp gününü anlatıyor.
Yazar gerçektende bir dönem kaybolmuş, arabasını kaza yapmış ve terkedilmiş bir halde bulmuşlar.
Kendisi de sonradan bir otel odasında bulunmuş, bu kayıp olduğu zaman dilimiyle ilgili de birşey hatırlamadığını ifade etmiş.
En azından bu zamana kadar böyle biliyordum, henüz kitaba yeni başladım o yüzden oldukça meraklıyım.
Okuduktan sonra ayrıntıları yazarım buraya.

Ben de bir süredir kayıptım bildiğiniz gibi :)
Bu dönemde beni arayıp merak eden sevgili Rüzgara Doğruu ve sevgili Bez cadıları 'na  teşekkür ederim :)


Böyle komik birer kupa aldık kardeşimle birlikte :)
Benim kupamı en üstteki fotoğrafta daha net görebilirsiniz.
Einstein'ın meşhur E=mc2 formülü var üzerinde.
Kardeşimde geometri düşkünü olduğundan ona da böyle üzerinde geometri soru çözümü olan bir kupa aldık.

Burda daha büyük ve daha net gözüküyor.
Kupalar çok şirin, diğer kardeşim gelince hemen göz koydu bunlara zaten, mecburen ona da bir tane alıcaz :)
Yalnız kupalar bulaşık makinesine girmiyor, renklerinde akma falan oluyor, o yüzden elde yıkamak gerek, tek handikapları bu.

Aldığım o kadar çok şey var ki, hepsini post yapmak zaman alacak.
Şimdilik bende böyle durumlar.
Nasıl buldunuz kupalarımı :)

24 Temmuz 2012 Salı

Bursa'da müze gezdim # 2


Selamlar herkese...
 Öncelikle ufak bir hatırlatma!!
Harika iki kitap kazanmak istiyormusunuz?
Tess Gerritsen ve Nazan Bekiroğlu severmisiniz?
Öyleyse yan sütunda bulunan ikinci kitap çekilişime mutlaka uğrayın.
Sonra geri dönüp bu yazıyı okumayı ihmal etmeyin :))

Yine bir gezi yazısı var bugün.
Bursa'da gezdiğim müzenin fotoğrafları çok olunca yazıyı 3 partlık bi seri halinde yayınlamaya karar vermiştim.
Yazımızın ikinci durağında mutfak gereçleri, fincanlar ( en sevdiğim kısım ) ve el yazması Kur'an-ı Kerim bulunmakta.
Bu arada bu serinin ilk yazısını okumayanlar için buraya bir tık...

Evett başlıyoruz..
Haydi bakalım ( Yazar aslında burda Can Bonomo gibi <Haydeee< diye bağırmak istemiş ancak başaramamıştır :) )





 Bunlara bayıldım resmen.
Fincan zarfıymış bunlar. Aşağıdaki fotoğraflarda birkaç çeşidi daha var.
İçine fincanları koyup öyle servis yapıyorlarmış.
Ne kadar zarif ve şık değil mi?

 Bu da pembeli fincan zarfı :)

 Fotoğrafın üstünde içine fincan konulmuş fincan zarflarını görüyosunuz.
Fotoğrafın altında ise içi boş zarflar..

 Bunu yapmak epey zahmetli olmalı ...

 Lambanın üzerini bile öyle süslemişler ki :))


 Bu buhurdanlık çook şirin ama :)

 İçinde lale olan herşeyi severim.
Ama bu şamdan başı harika ya.. Benimde olsa keşke ...


 Bu Kur'an- Kerim 14. yüzyılda Memlük sultanı tarafından Yıldırım Bayezid Han'a hediye olarak gönderilmiş..



Bir yazının daha sonundayız.
Atalarımız ne kadar zevkli insanlarmış değil mi?
Bir de hayat kalitesi çok yüksek olmalı ki insanlar fincanlara bile zarf yapmaya kalkmış.
Benimde böyle bir fincan zarfı takımım olsa fena olmazdı hani :)
Sanki ne yapacaksam.
Heves işte :))
Siz de benim gibi heveslendinizmi peki ??


21 Temmuz 2012 Cumartesi

Vintage Fincanlar



Bursa gezimin bir gününü eskiciler çarşısında geçirdim resmen.
İnsan öyle yerlere girince çıkamıyor.
Hele bir gramafon beğendim ki.. Off...
Hem o sırada çok yorgun olduğumuz için taşıyamazdık, hemde şehirlerarası otobüste onu nereye koyacağımı bilemedim, o yüzden de alamadım ve içimde kaldı.
Ancak bir daha ki gidişimde almayı aklıma koydum çoktan.

Efendim bunları niye anlatıyorum derseniz, orda gezerken vintage fincanlar ilgimi çekti.
Benim gibi fincan meraklısı birisi için çok da şaşırılıcak birşey değil elbette.
Satıcıya ellerinde başka neler olduğunu sordum.
O da sadece soranlar için çıkardığı fincanları gösterdi bana.








Bu vintage fincanların fiyatları 100 tl den başlıyor.
Satıcı hepsinin en az 100 yıllık olduğunu söyledi ancak ben bu işlerden çok anlamıyorum.
Adam sana 20 yıllık fincanı 100 yıllık diye satabilir.
O yüzden ben bu sefer bişey almadım burdan.
Ama hepsi harika gözüküyor.
Siz en çok hangisini beğendiniz??

9 Temmuz 2012 Pazartesi

Yeni Muglar ve Cüzdan



Westwing Home'dan aldığım ve milyon tane fincanlarım arasına yeni katılan iki şirin mug :)
Bu arada Westwing Home'da şu anda devam eden bir kozmetik satışı var ben bir bakın derim.


Defacto'dan aldığım yeni cüzdanım, çok şeker tam bahar mevsimi için :)

Çekilişim için de burdan

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...