Selamlar herkese...
Öncelikle ufak bir hatırlatma!!
Harika iki kitap kazanmak istiyormusunuz?
Tess Gerritsen ve Nazan Bekiroğlu severmisiniz?
Öyleyse yan sütunda bulunan ikinci kitap çekilişime mutlaka uğrayın.
Sonra geri dönüp bu yazıyı okumayı ihmal etmeyin :))
Yine bir gezi yazısı var bugün.
Bursa'da gezdiğim müzenin fotoğrafları çok olunca yazıyı 3 partlık bi seri halinde yayınlamaya karar vermiştim.
Yazımızın ikinci durağında mutfak gereçleri, fincanlar ( en sevdiğim kısım ) ve el yazması Kur'an-ı Kerim bulunmakta.
Evett başlıyoruz..
Haydi bakalım ( Yazar aslında burda Can Bonomo gibi <Haydeee< diye bağırmak istemiş ancak başaramamıştır :) )
Bunlara bayıldım resmen.
Fincan zarfıymış bunlar. Aşağıdaki fotoğraflarda birkaç çeşidi daha var.
İçine fincanları koyup öyle servis yapıyorlarmış.
Ne kadar zarif ve şık değil mi?
Bu da pembeli fincan zarfı :)
Fotoğrafın üstünde içine fincan konulmuş fincan zarflarını görüyosunuz.
Fotoğrafın altında ise içi boş zarflar..
Bunu yapmak epey zahmetli olmalı ...
Lambanın üzerini bile öyle süslemişler ki :))
Bu buhurdanlık çook şirin ama :)
İçinde lale olan herşeyi severim.
Ama bu şamdan başı harika ya.. Benimde olsa keşke ...
Bu Kur'an- Kerim 14. yüzyılda Memlük sultanı tarafından Yıldırım Bayezid Han'a hediye olarak gönderilmiş..
Bir yazının daha sonundayız.
Atalarımız ne kadar zevkli insanlarmış değil mi?
Bir de hayat kalitesi çok yüksek olmalı ki insanlar fincanlara bile zarf yapmaya kalkmış.
Benimde böyle bir fincan zarfı takımım olsa fena olmazdı hani :)
Sanki ne yapacaksam.
Heves işte :))
Siz de benim gibi heveslendinizmi peki ??