no labels etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
no labels etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2012 Pazartesi

Bu aralar ben ...#?

Aslında girilecek bir sürü post var ancak şu sıralar ne yazısını yazacak ne de fotoğraflarını çekecek gücüm var.. Vaktimde pek yok zaten. Bu aralar size de böyle oluyor mu?
Zaten sıcaklardan bunalmış haldeyiz. Nefes aldığımız halde sanki hava girmiyor nefes borumuza. Balkanlardan gelen soğuk hava dalgasını özler olduk :))
Bu sıcaklarda yaptığım tek şey karpuz yemek ve su içmek. Soğuk su içtiğimizde, soğuk suyun yemek borumuzdan geçerken verdiği o his; bu aralar paha biçilemez :)
Zaten bu sıcaklarda bol bol su içmemiz gerek. Terleme yoluyla kaybettiğimiz suyu yerine koymazsak bu durumda bizi halsiz bırakabilir. O yüzden şu dönemde her saat başı bir bardak su içmeyi alışkanlık haline getirelim, özellikle yaşlılara dikkat..
Gelelim bu aralar ben neler yaptığıma..

Bikaç gündür nöbetim yok ben de boşluklardan faydalanıp ders çalışmaya adadım kendimi.

Evdekilere kahvaltı hazırladım..

Gecenin bi vakti ders çalışırken acıkıp hazır ramenlerden yaptım..

Bir ara hastaneye uğradım tabiki.. Yukarıdaki yüzüğü Bursa'dan almıştım yine. Sağdaki fotoğrafta kalpli post-it de kitaplaşma etkinliğinde tanıştığım Havva'dan :)

Bu çantayı da Bursa gezimde almıştım. Çok tatlı ya nerdeyse hiç çıkarmıyorum :))


Son iki fotoğrafta Japonya'da ki arkadaşım Michiko'dan. Yaşadığı şehir Kyoto burası. O da ben de içinden ırmak geçen şehirlerde yaşıyoruz. Yaşadığın yerde mutlaka bir miktar su  olmalı bence, ister göl olsun ister ırmak ister deniz. İnsan ruhuna çok etki ediyor, ben böyle düşünüyorum en azından :))

Benim haftam böyle geçiyor. Sizler neler yaptınız? Bu postta yeni bişey denedim. Zoom tekniği ekledim. Fotoğrafların üstüne gelince büyüyor ve daha net görebiliyorsunuz. Ama siz nasıl buldunuz acaba. Bu konuda görüşlerinizi bekliyorum cidden, beğenilmezse kaldırabilirim..Evet ne diyorsunuz?? 

5 Haziran 2012 Salı

günaydın şarkısı




Yine bir nöbet çıkışı gönderiyorum bu şarkıyı. Çok yoğun bi nöbeti bitiriyoruz inş. Gerçi geçen geceki nöbette gelen bıçaklanmalar, kurşunlanmalar olmadı bu nöbette ama hasta sayısı oldukça fazlaydı. Bu ara nöbetler böyle kötü geçiyo niyeyse, benim nöbetlerim böyle kötü geçmezdi ama hayırlısı bakalım..
Bu sabah size Makedonya'nın eurovision 2012'de ki şarkısını seçtim. Ben bu ara çok sık dinliyorum. Makedonya bu şarkıyla 71 puan alarak eurovisionu 12. sırada tamamladı. Bizim gibi hakettiği yere gelemeyenlerden bence. Bunda şarkının ingilizce olmaması önemli bir etken olabilir ama yinede canlı performansı çok iyiydi kadının neden kimse şarkının kıymetini anlamadı bilemiyorum..
Her neyse ben çok beğendim.. Siz nasıl buldunuz. Başka beğenipte sıralamada gerilerde kalan hangi şarkılar var sizce..

6 Mayıs 2012 Pazar

ordan... burdan...

Baştan uyarayım eğer diyet yapıyosanız bu postu hiç okumayın :))


Aslında bu resimler twitter için çekilmişti. Ama çok güzel göründükleri için burayada koymak istedim. Bu fotografta sizler sadece çilekleri görüyosunuz ama ben aslında balkonda annemle birlikte çilek keyfi yapıyorum :)



Mado'nun leziz tatlarından biri. Biz orda değişik tatlar denemeyi çok seviyoruz.Bide Mado'nun waffle larını. Off şimdi olsaydı keşke..


Yine Mado da karışık dolma tabağı..


Bu güzel pastayı hemşire arkadaşlarımız bize tıp bayramında almıştı. O kadar güzel görünüyodu ki kimsenin yemesine izin vermeden hemen bi resmini çektik :)






Burası benim yaşadığım şehir Amasya.. Şu sağda gördüğünüz beyaz bina kompleksi de benim çalıştığım hastane :)



Erzurum'un cağ kebabını duymayan yoktur herhalde. Bende bi Erzurumlu olarak gidipte yemeden olmazdı. Yolunuz düşerse mutlaka Erzurum'a uğrayıp bu lezzeti tadın. Gerçekten enfes bişey.. Bide şöyle bişey var. Siz tamam demediğiniz sürece sürekli getiriyorlar. Ben durumu bilmediğim için dördüncüden sonra nolur artık getirmeyin diye yalvarmıştım tabi sonrasında garsonun yüzünde komik bi ifade :))

Bu ara derslere biras daha vakit ayırmam gerektiğinden tembel bi blogger oldum. Şİmdilik kaçıyorum ama bi ara bu durumları telafi edicem. Hepiniz Allah' a emanet olun... 

17 Nisan 2012 Salı

bu bir isyan yazısıdır

BASIMIZ SAGOLSUN. Bgn T.C. Devleti gencecik bir hekimini saglikta şiddete kurban verdi. Bir hafta kadar önce kanser nedeniyle tedavi gördüğü klinikte ameliyat sonrasında vefat eden 85 yaşındaki bir hastanın 17 yaşındaki torunu tarafından İNTİKAM gerekçesiyle Göğüs Cerrahi Doktoru Ersin Aslan hunharca katledilmiştir. Kalbinden ve karnından bıçaklanan Dr. Ersin çalışma arkadaşları tarafından hemen ameliyata alınmış, bir böbreği ve karaciğerinin bir bölümü alınmış ancak kurtarılamamıştır. Uzm.Dr. Ersin Arslan geride 4 aylik bebegi ve esini bizlere emanet birakti. Bgn 17 nisan 2012. Biz hekimler bugunü asla unutmayacagiz. Allah mekanini cennet eylesin.

7 Ocak 2012 Cumartesi

it's time......

sadece sewdiğim blogları takip etme amacıyla açmıştım bu sayfayı ama işte sonunda dayanamayıp bnde bu dünyaya ayak basmış oldum.yoğun iş ve çalışma tempom arasında hiç de iyi olmadı aslında ama elimden geldiğince bişiler yazmaya paylaşmaya çalışıcam..hem daha hiç bişey paylaşmadan bi takipçim oldu bile.sewgili SÜM ' e ilk takipçim olarak bni onure ettiği için kocaman bi teşekkür ediyorum.henüz seninle hiç tanışmadık ama iyiki warsın :))

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...