takılarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
takılarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Temmuz 2012 Salı

Takı kutuma kavuştum :))



Milyon tane takısı olan ama yine de her gördüğü yerde takı almaya devam eden bir insan olduğum için bu takıları bir yerlere koymak, yerleştirmek benim için biraz zahmetli oluyor :)
Geçtiğimiz günlerde Westwing Home'da dolaşırken bu harika takı kutusuna rastladım ve hemen sipariş ettim.
Ancak kampanya yeni bittiği için takı kutum bugün elime ulaştı :)





İçindeki bölmeler çıkarılıp yıkanabiliyor, gayet kullanışlı bu yüzden.
Şimdi tek yapmam gereken takılarımı yerleştirmek :))
Siz takılarınızı ne şekilde düzenliyorsunuz??

Bu arada yeni başlayan kitap çekilişime uğradınız mı?

18 Haziran 2012 Pazartesi

Bu aralar ben ...#?

Aslında girilecek bir sürü post var ancak şu sıralar ne yazısını yazacak ne de fotoğraflarını çekecek gücüm var.. Vaktimde pek yok zaten. Bu aralar size de böyle oluyor mu?
Zaten sıcaklardan bunalmış haldeyiz. Nefes aldığımız halde sanki hava girmiyor nefes borumuza. Balkanlardan gelen soğuk hava dalgasını özler olduk :))
Bu sıcaklarda yaptığım tek şey karpuz yemek ve su içmek. Soğuk su içtiğimizde, soğuk suyun yemek borumuzdan geçerken verdiği o his; bu aralar paha biçilemez :)
Zaten bu sıcaklarda bol bol su içmemiz gerek. Terleme yoluyla kaybettiğimiz suyu yerine koymazsak bu durumda bizi halsiz bırakabilir. O yüzden şu dönemde her saat başı bir bardak su içmeyi alışkanlık haline getirelim, özellikle yaşlılara dikkat..
Gelelim bu aralar ben neler yaptığıma..

Bikaç gündür nöbetim yok ben de boşluklardan faydalanıp ders çalışmaya adadım kendimi.

Evdekilere kahvaltı hazırladım..

Gecenin bi vakti ders çalışırken acıkıp hazır ramenlerden yaptım..

Bir ara hastaneye uğradım tabiki.. Yukarıdaki yüzüğü Bursa'dan almıştım yine. Sağdaki fotoğrafta kalpli post-it de kitaplaşma etkinliğinde tanıştığım Havva'dan :)

Bu çantayı da Bursa gezimde almıştım. Çok tatlı ya nerdeyse hiç çıkarmıyorum :))


Son iki fotoğrafta Japonya'da ki arkadaşım Michiko'dan. Yaşadığı şehir Kyoto burası. O da ben de içinden ırmak geçen şehirlerde yaşıyoruz. Yaşadığın yerde mutlaka bir miktar su  olmalı bence, ister göl olsun ister ırmak ister deniz. İnsan ruhuna çok etki ediyor, ben böyle düşünüyorum en azından :))

Benim haftam böyle geçiyor. Sizler neler yaptınız? Bu postta yeni bişey denedim. Zoom tekniği ekledim. Fotoğrafların üstüne gelince büyüyor ve daha net görebiliyorsunuz. Ama siz nasıl buldunuz acaba. Bu konuda görüşlerinizi bekliyorum cidden, beğenilmezse kaldırabilirim..Evet ne diyorsunuz?? 

9 Haziran 2012 Cumartesi

bir doktorun günlüğü #2

Beni okuyan, izlemeye değer bulan herkese selamlar..
Şu anda Nil Karaibrahimgili'in yeni şarkısı eşliğinde, halsiz, yorgun düşmüş bi halde yazıyorum bu yazıyı..
Birascık hasta oldum sanırım. Çok önemli bişey değil aslında soğuk algınlığı ama baya bi halsiz düştüm, yinede yatağa yatıp hasta rolüne bürünmüyorum. Hasta olsam bile hastalığımı ayakta geçirmeyi sevenlerdenim. Yatağa bi yattınızmı artık çok kötü olmasanız bile kötüymüşsünüz gibi geliyor bi süre sonra..
Bu yüzden kendimi kandırırım her hasta oluşumda. 'Yok o kadarda kötü değilim, abartma willdone alt tarafı bi grip işte' falan diye avuturum kendimi. Mümkün olduğunca ilaç almamamaya çalışırım ama gerektiğinde de ilaç tedavisine başlarım tabiki. Şu anda da çayım yanımda. Sıcak bişeylerle atlatıcam bu durumu inş. Genelde kırk yılda bir hasta olduğum için hasta olmak bana biras garip geliyo :) Burdan derdi olan herkese de Allah şifa versin diyorum. Bazen biz doktorlar karşı tarafı yani hasta tarafını anlamakta güçlük çekebiliyoruz ( onlarda bizi tabiki ) Ama her hastaya empati yaparsak o günün sonunu göremeyiz elbette..
Birde bu aralar çok sayıda zatürree teşhisi koyduk.. Sizlerin bulunduğu şehirlerde durum nasıl bilmiyorum ama eğer öksürük, yüksek ateş, balgam şikayetiniz varsa bi doktora görünmeyi ihmal etmeyin, Bu teşhisi koyduğum hastaların çoğu şikayetlerini önemsememişler ve hastalıkları oldukça ilerledikten sonra bize geldiler. Belli bi yerden sonra biz doktorlarında çok fazla yapabileceği bişey yok. O yüzden yaşlılar ve çocuklara özellikle dikkat lütfen, Onlar bizden çok daha hassas oluyorlar..
Neyse efendim bu tatsız mevzuları geçelim :)

Bu fincanlarımı limangodan almıştım. Yan tarafında ufacık bi bölme daha var, sallama çaylarınızı işiniz bitince oraya koymak için. Çok kullanışlı bence. Eğer sizde benim gibi çok fazla yeşil çay içiyorsanız tavsiye ederim bu fincanlardan. Fincan demişken bugün blogları okurken serrose'nin yeni aldığı fincanını gördüm. Fincanın içine sıcak su koyunca bardağın üzerinde sevimli canavarlar çıkıyor. Çok eğlenceli. Bende bi fincan bağımlısı olarak mutlak almalıyım dedim. Eğer merak ettiyseniz serrose'nin sayfasına buyrun .. Bu fotoda gördüğünüz yeşil çay benim için, salep ise kardeşim için. Salepleri Mado'dan almıştım. Tek içimlik küçük kavanozlarda her damak tadına uygun lezzetler hazırlamışlar. 6'lı paketler halinde Mado'larda satılıyor, fiyatını şu an hatırlamıyorum. Yeşil çayda Doğadan'ın. Yaseminli yeşil çaylar içinde en çok bu markanınkini seviyorum. Aslında bütün yeşil çaylar içinde en çok bunu seviyorum. Diğelerinin içimi daha zor. Birde eğer uğrarsanız şu yazımda bahsettiğim Starbucks'ın kutularda satılan yeşil çayıda çok güzel.tavsiye ederim..


Dün bi değişiklik yaparak kütüphaneye ders çalışmaya gittim. Ama nöbet çıkışı gittiğim için kısa süre sonra uykum geldi ve geri ewe döndüm. Uykum geçer belki diye twitter a girdim, ajandamın fotoğrafını çektim, başka şeylerle uğraştım ama nafile :( Bi dahakine uykumu tam almış olarak tekrar kütüphanede çalışmayı deniycem bakalım.


Bunlarda bu hafta taktığım yüzüklerim. İkisinide Bursa gezimde almıştım. Bursa'dan bi sürü yüzük aldım ama böyle kullandıkça post yapmaya karar verdim :))


Bursa gezisi sonrası annem bizimle gelmedi. Bursa'da kaldı. Haliyle evde yemekler ablamla bana kaldı. Bende ilk kez meksika fasulyeli salata yaptım. Sizi bilmem ama ben değişik lezzetler tatmayı çok seviyorum, kendi kültürümüz yada dünya mutfakları farketmiyor hiç.. Yeterki yeni bi tat olsun.. Bu salatanın tarifide her yerde var, bende tarifi bağlı kaldım değişik bişey yok yani o yüzden da tarif vermedim ama isteyen olursa yazabilirim tabiki..
Migros'tan aldığım mumluk-fener. Yılbaşında almıştım ben. Yılbaşı için değil tabiki ben christmas falan kutlamam ama yılbaşında süsleme amacıyla satılıyordu bende çok beğendim. Bide ışıkları kapatıp fotoğrafını çekince yandaki gibi hoş bi görüntü ortaya çıktı, bende instagramda paylaştım hemen. Bu arada instagram kullanıcı adım drwilldone beni oradan da takip edebilirsiniz..

Ve haftayı muhteşem bi finalle noktaladık. Touch dizisi sezon finalini yaptı bu hafta ama ben nöbetlerden dolayı bikaç gün rötarla izleyebildim. Çok da heyecanlı bi yerde kaldı eğer matematik-geometriye düşkünlüğünüz varsa, altın oran kanunu ilginizi çekiyorsa yada biras mistik havası olan bi dizi izlemek istiyorsanız bu diziyi kaçırmayın derim..
İşte benim bir haftam böyle geçti.. Çayımı alıp biras ders çalışmaya gidiyorum, yatmak yok yine :))
Yorumlarınızı bekliyorum.. Hepinize sağlıklı günler diliyorum..Allah'a emanet olun :))))

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...