mutfak keyfi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutfak keyfi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Aralık 2012 Perşembe

Günaydın :)



 Günaydın herkese..
Erkenden uyumuştum o yüzden gece 03.30'dan beri ayaktayım.
Bu gece hastanede nöbette olacağım için önce kalkıp kardeşime akşam yemeği hazırladım.
Gecenin bir vakti daha uykudan gözünü yeni açmışken mutfağa gidip pilav ve fırında tavuk yapacaksın deseler kesinlikle inanmazdım ama abla yüreği işte. Kardeşimin aç kalmasına gönlüm razı olmadı.
Gündüz de başka işlerim olacağı için başka fırsatım da yoktu, mecburen gece yapmak zorundaydım yemeğini.
İyi de oldu, en azından şimdi içim rahat hem de aradan çıkmış oldular işte.
Yapılmayı bekleyen işler bekledikçe ben daha da çok bunalıyorum sanırım, bir an önce yapıp bitirmek istiyorum :)

Blogları dolaşırken birkaç poğaça tarifine gözüm takıldı. Acaba kalkıp bir de hamur mu yoğursam diye düşünüyorum son bir saattir :)
Ne zamandır hamur işi yapmamıştım, ama fırından yeni çıkmış poğaçayı gözümün önüne getirince çok mutlu oluyor insan :)
Yukarıdaki fotoğraf dünkü kahvaltıdan. Yumurtalı ekmek severmisiniz?
Ben çok severim, eskiden annem yapardı, fakültedeyken de ev arkadaşım yapardı sağolsun.
Uzun zamandır yemediğim bir lezzetti yani.
Herkesin bildiği bir tarif ama ben yinede hızlıca yazayım size.
3 yumurta ile 150gr beyaz peyniri derin bir kapta karıştırın iyice. Peynir miktarını ben göz kararı koydum.
İçine biraz kırmızı biber, biraz ince kıyılmış maydanoz ve tuz ekledim.
Fırın tepsisine yağlı kağıdı yerleştirip 8 adet dilimlenmiş kepek ekmeğini tepsiye dizdim. Bu karışımı kepek ekmeklerinin üzerine paylaştırdım. Önceden 200 derecede ısıtılmış fırında üzerleri kızarana kadar pişirdim.
Benim tarifim böyleydi. Şöyle yaparsan daha lezsetli olur diyen ya da kendi tarifini eklemek isteyen varsa lütfen yorum kısmında paylaşsın. Yeni bir tarif almak kadar beni mutlu eden başka bir şey yoktur inanın :)
Herkese keyifli günler diliyorum...

26 Kasım 2012 Pazartesi

Soya Filizi Çorbası



Günaydın..
Yine yemek yaptım ben :)
Tüm geceyi uyumadan geçirince sabah sabah çok enerjiktim.
Çok da acıkmıştım tabii ki.
Kahvaltıda değişik ve bir o kadarda sağlıklı bir şeyler yemeliyim derken aklıma geçen günlerde aldığım soya filizi geldi.
Ben bunla bişey yaparım ki moduna girdim hemen.
İnternetten bir iki tarif karıştırdım soya filizi çorbası yapmaya karar verdim.

İŞTE MALZEMELER 
  • Soya Filizi 100 gr.  ( Fotoğrafta gördüğünüz soya filizi -bean sprouts-220 gr, ben onun yarısını kullandım)
  • 3 yemek kaşığı pirinç
  • 2 diş sarımsak
  • 1 adet yeşil biber
  • 1 adet kırmızı biber
  • 1 adet taze- yeşil-soğan
  • 3 yemek kaşığı tereyağı
  • 7-8 su bardağı sıcak su
  • 1/2 limon suyu
  • 1 adet orta büyüklükte patates
  • baharatlar ( pul biber, kırmızı biber, karabiber, kekik )
  • tuz



YAPILIŞI

  • Tencereye 7-8 bardak sıcak suyu koyun ( ya da soğuk su koyup kaynatın )
  • Su kaynadığında rendelediğiniz patatesi ve yıkanmış pirinci tencereye ekleyin.
  • Yaklaşık 15 dk kadar yüksek ateşte tencerenin kapağını kapatmadan arada bir karıştırarak pişirin.
  • Sudan geçirdiğiniz 100 gr. soya filizini ekleyin.
  • Soya filizi yumuşayıncaya kadar bir 15 dk. daha pişirin, arada bir karıştımayı unutmayın :)
  • Soya filizi pişince tuzu ve baharatları ekleyin.
  • İnce ince doğradığınız biberleri, yeşil soğanı ve ince kıyılmış sarımsağı ekleyin.
  • Tencerenin ağzını yarım kapatarak yaklaşık 5 dk kadar daha pişirin.
  • Ocaktan almaya yakın yarım limonun suyunu çorbaya sıkın, bir iki kez daha karıştırın.



Afiyet olsun.
Çorbamız hazır :)
Ben ilk kez denedim.
Pişirirken kardeşim  söylenip durmuştu tadı bir şeye benzemeyecek diye.
Ama en son ikinci kaseyi bitirmek üzereydi :)
Tavsiye ederim gerçekten güzel bir tadı var.

Ben iki tarifi karıştırarak kendi damak zevkime uygun bir biçimde yaptım.
Orjinal kore usulü tarif şurada.
Kuru balık ekleyerek balık suyu çıkarmak istemiyorsanız burayı es geçin, ya da benim yaptığım gibi balık yağı kullanabilirsiniz.
Türk usulü tarif de burada.
Benimki iki tarifin arasında bir yerde.
Tercih size kalmış...

18 Haziran 2012 Pazartesi

Bu aralar ben ...#?

Aslında girilecek bir sürü post var ancak şu sıralar ne yazısını yazacak ne de fotoğraflarını çekecek gücüm var.. Vaktimde pek yok zaten. Bu aralar size de böyle oluyor mu?
Zaten sıcaklardan bunalmış haldeyiz. Nefes aldığımız halde sanki hava girmiyor nefes borumuza. Balkanlardan gelen soğuk hava dalgasını özler olduk :))
Bu sıcaklarda yaptığım tek şey karpuz yemek ve su içmek. Soğuk su içtiğimizde, soğuk suyun yemek borumuzdan geçerken verdiği o his; bu aralar paha biçilemez :)
Zaten bu sıcaklarda bol bol su içmemiz gerek. Terleme yoluyla kaybettiğimiz suyu yerine koymazsak bu durumda bizi halsiz bırakabilir. O yüzden şu dönemde her saat başı bir bardak su içmeyi alışkanlık haline getirelim, özellikle yaşlılara dikkat..
Gelelim bu aralar ben neler yaptığıma..

Bikaç gündür nöbetim yok ben de boşluklardan faydalanıp ders çalışmaya adadım kendimi.

Evdekilere kahvaltı hazırladım..

Gecenin bi vakti ders çalışırken acıkıp hazır ramenlerden yaptım..

Bir ara hastaneye uğradım tabiki.. Yukarıdaki yüzüğü Bursa'dan almıştım yine. Sağdaki fotoğrafta kalpli post-it de kitaplaşma etkinliğinde tanıştığım Havva'dan :)

Bu çantayı da Bursa gezimde almıştım. Çok tatlı ya nerdeyse hiç çıkarmıyorum :))


Son iki fotoğrafta Japonya'da ki arkadaşım Michiko'dan. Yaşadığı şehir Kyoto burası. O da ben de içinden ırmak geçen şehirlerde yaşıyoruz. Yaşadığın yerde mutlaka bir miktar su  olmalı bence, ister göl olsun ister ırmak ister deniz. İnsan ruhuna çok etki ediyor, ben böyle düşünüyorum en azından :))

Benim haftam böyle geçiyor. Sizler neler yaptınız? Bu postta yeni bişey denedim. Zoom tekniği ekledim. Fotoğrafların üstüne gelince büyüyor ve daha net görebiliyorsunuz. Ama siz nasıl buldunuz acaba. Bu konuda görüşlerinizi bekliyorum cidden, beğenilmezse kaldırabilirim..Evet ne diyorsunuz?? 

9 Haziran 2012 Cumartesi

bir doktorun günlüğü #2

Beni okuyan, izlemeye değer bulan herkese selamlar..
Şu anda Nil Karaibrahimgili'in yeni şarkısı eşliğinde, halsiz, yorgun düşmüş bi halde yazıyorum bu yazıyı..
Birascık hasta oldum sanırım. Çok önemli bişey değil aslında soğuk algınlığı ama baya bi halsiz düştüm, yinede yatağa yatıp hasta rolüne bürünmüyorum. Hasta olsam bile hastalığımı ayakta geçirmeyi sevenlerdenim. Yatağa bi yattınızmı artık çok kötü olmasanız bile kötüymüşsünüz gibi geliyor bi süre sonra..
Bu yüzden kendimi kandırırım her hasta oluşumda. 'Yok o kadarda kötü değilim, abartma willdone alt tarafı bi grip işte' falan diye avuturum kendimi. Mümkün olduğunca ilaç almamamaya çalışırım ama gerektiğinde de ilaç tedavisine başlarım tabiki. Şu anda da çayım yanımda. Sıcak bişeylerle atlatıcam bu durumu inş. Genelde kırk yılda bir hasta olduğum için hasta olmak bana biras garip geliyo :) Burdan derdi olan herkese de Allah şifa versin diyorum. Bazen biz doktorlar karşı tarafı yani hasta tarafını anlamakta güçlük çekebiliyoruz ( onlarda bizi tabiki ) Ama her hastaya empati yaparsak o günün sonunu göremeyiz elbette..
Birde bu aralar çok sayıda zatürree teşhisi koyduk.. Sizlerin bulunduğu şehirlerde durum nasıl bilmiyorum ama eğer öksürük, yüksek ateş, balgam şikayetiniz varsa bi doktora görünmeyi ihmal etmeyin, Bu teşhisi koyduğum hastaların çoğu şikayetlerini önemsememişler ve hastalıkları oldukça ilerledikten sonra bize geldiler. Belli bi yerden sonra biz doktorlarında çok fazla yapabileceği bişey yok. O yüzden yaşlılar ve çocuklara özellikle dikkat lütfen, Onlar bizden çok daha hassas oluyorlar..
Neyse efendim bu tatsız mevzuları geçelim :)

Bu fincanlarımı limangodan almıştım. Yan tarafında ufacık bi bölme daha var, sallama çaylarınızı işiniz bitince oraya koymak için. Çok kullanışlı bence. Eğer sizde benim gibi çok fazla yeşil çay içiyorsanız tavsiye ederim bu fincanlardan. Fincan demişken bugün blogları okurken serrose'nin yeni aldığı fincanını gördüm. Fincanın içine sıcak su koyunca bardağın üzerinde sevimli canavarlar çıkıyor. Çok eğlenceli. Bende bi fincan bağımlısı olarak mutlak almalıyım dedim. Eğer merak ettiyseniz serrose'nin sayfasına buyrun .. Bu fotoda gördüğünüz yeşil çay benim için, salep ise kardeşim için. Salepleri Mado'dan almıştım. Tek içimlik küçük kavanozlarda her damak tadına uygun lezzetler hazırlamışlar. 6'lı paketler halinde Mado'larda satılıyor, fiyatını şu an hatırlamıyorum. Yeşil çayda Doğadan'ın. Yaseminli yeşil çaylar içinde en çok bu markanınkini seviyorum. Aslında bütün yeşil çaylar içinde en çok bunu seviyorum. Diğelerinin içimi daha zor. Birde eğer uğrarsanız şu yazımda bahsettiğim Starbucks'ın kutularda satılan yeşil çayıda çok güzel.tavsiye ederim..


Dün bi değişiklik yaparak kütüphaneye ders çalışmaya gittim. Ama nöbet çıkışı gittiğim için kısa süre sonra uykum geldi ve geri ewe döndüm. Uykum geçer belki diye twitter a girdim, ajandamın fotoğrafını çektim, başka şeylerle uğraştım ama nafile :( Bi dahakine uykumu tam almış olarak tekrar kütüphanede çalışmayı deniycem bakalım.


Bunlarda bu hafta taktığım yüzüklerim. İkisinide Bursa gezimde almıştım. Bursa'dan bi sürü yüzük aldım ama böyle kullandıkça post yapmaya karar verdim :))


Bursa gezisi sonrası annem bizimle gelmedi. Bursa'da kaldı. Haliyle evde yemekler ablamla bana kaldı. Bende ilk kez meksika fasulyeli salata yaptım. Sizi bilmem ama ben değişik lezzetler tatmayı çok seviyorum, kendi kültürümüz yada dünya mutfakları farketmiyor hiç.. Yeterki yeni bi tat olsun.. Bu salatanın tarifide her yerde var, bende tarifi bağlı kaldım değişik bişey yok yani o yüzden da tarif vermedim ama isteyen olursa yazabilirim tabiki..
Migros'tan aldığım mumluk-fener. Yılbaşında almıştım ben. Yılbaşı için değil tabiki ben christmas falan kutlamam ama yılbaşında süsleme amacıyla satılıyordu bende çok beğendim. Bide ışıkları kapatıp fotoğrafını çekince yandaki gibi hoş bi görüntü ortaya çıktı, bende instagramda paylaştım hemen. Bu arada instagram kullanıcı adım drwilldone beni oradan da takip edebilirsiniz..

Ve haftayı muhteşem bi finalle noktaladık. Touch dizisi sezon finalini yaptı bu hafta ama ben nöbetlerden dolayı bikaç gün rötarla izleyebildim. Çok da heyecanlı bi yerde kaldı eğer matematik-geometriye düşkünlüğünüz varsa, altın oran kanunu ilginizi çekiyorsa yada biras mistik havası olan bi dizi izlemek istiyorsanız bu diziyi kaçırmayın derim..
İşte benim bir haftam böyle geçti.. Çayımı alıp biras ders çalışmaya gidiyorum, yatmak yok yine :))
Yorumlarınızı bekliyorum.. Hepinize sağlıklı günler diliyorum..Allah'a emanet olun :))))

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...