yeşilçay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeşilçay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Yeni alışverişler :)))



Bu cam demlik ne zamandır alınacaklar listemdeydi ancak fiyatının düşmesini bekliyordum.
Yeşil çay başta olmak üzere, bitki çaylarını sık tüketen birisi olduğum için görür görmez aşık olmuştum :)
İçine koyduğunuz çayı ve demlenme olayını birebir gösterdiği için bu cam demlikler çok şık ve zarif duruyor.
Ben de sonunda sipariş etmiş bulundum.
Ben 30 tl ye aldım. Normal fiyatı 40 tl.
600 ml sıvı hacmine sahip.

Demlik almışken yeşil çay almamak olmaz tabiki.
Bu çayı daha önce hiç içmedim.
İlk defa deniycem.Çayın özellikleri şöyle :

Güney Afrika’da özel yetiştirilen Rooibos çay (red bush veya kırmızı çay olarak da bilinmektedir) yaprağının özel baharatlar ile karıştırılmasıyla elde edilir. Meyvemsi, vanilya aromalı, zengin ve yumuşak bir tada sahiptir. Hazırlanırken isteğe göre bal ve sıcak süt eklenebilir. Kafein içermez ve yüksek oranda C vitamini içerir. Ayrıca yazın soğuk ve içine limon eklenerek de içileilir.
İçindekiler: Rooibos yaprağı, tarçın, kakule, nane, karanfil
İdeal hazırlama şartları: 95 oc – 99 oc sıcaklıkta yaklaşık 250 ml suya 1-2 çay kaşığı koyularak 6 – 7 dakika demlenmesi önerilir.
Net: 50 gr
Servis sayısı: Ortalama 35 fincan

Ben bunları Bonvagon'dan aldım. Bonvagon'da şu anda demlikler ve çaylar indirimde ancak Chado çayının sitesinden de online sipariş verebiliyorsunuz.
Eğer Chado çayına bir göz atmak isterseniz buraya bir tık..

9 Haziran 2012 Cumartesi

bir doktorun günlüğü #2

Beni okuyan, izlemeye değer bulan herkese selamlar..
Şu anda Nil Karaibrahimgili'in yeni şarkısı eşliğinde, halsiz, yorgun düşmüş bi halde yazıyorum bu yazıyı..
Birascık hasta oldum sanırım. Çok önemli bişey değil aslında soğuk algınlığı ama baya bi halsiz düştüm, yinede yatağa yatıp hasta rolüne bürünmüyorum. Hasta olsam bile hastalığımı ayakta geçirmeyi sevenlerdenim. Yatağa bi yattınızmı artık çok kötü olmasanız bile kötüymüşsünüz gibi geliyor bi süre sonra..
Bu yüzden kendimi kandırırım her hasta oluşumda. 'Yok o kadarda kötü değilim, abartma willdone alt tarafı bi grip işte' falan diye avuturum kendimi. Mümkün olduğunca ilaç almamamaya çalışırım ama gerektiğinde de ilaç tedavisine başlarım tabiki. Şu anda da çayım yanımda. Sıcak bişeylerle atlatıcam bu durumu inş. Genelde kırk yılda bir hasta olduğum için hasta olmak bana biras garip geliyo :) Burdan derdi olan herkese de Allah şifa versin diyorum. Bazen biz doktorlar karşı tarafı yani hasta tarafını anlamakta güçlük çekebiliyoruz ( onlarda bizi tabiki ) Ama her hastaya empati yaparsak o günün sonunu göremeyiz elbette..
Birde bu aralar çok sayıda zatürree teşhisi koyduk.. Sizlerin bulunduğu şehirlerde durum nasıl bilmiyorum ama eğer öksürük, yüksek ateş, balgam şikayetiniz varsa bi doktora görünmeyi ihmal etmeyin, Bu teşhisi koyduğum hastaların çoğu şikayetlerini önemsememişler ve hastalıkları oldukça ilerledikten sonra bize geldiler. Belli bi yerden sonra biz doktorlarında çok fazla yapabileceği bişey yok. O yüzden yaşlılar ve çocuklara özellikle dikkat lütfen, Onlar bizden çok daha hassas oluyorlar..
Neyse efendim bu tatsız mevzuları geçelim :)

Bu fincanlarımı limangodan almıştım. Yan tarafında ufacık bi bölme daha var, sallama çaylarınızı işiniz bitince oraya koymak için. Çok kullanışlı bence. Eğer sizde benim gibi çok fazla yeşil çay içiyorsanız tavsiye ederim bu fincanlardan. Fincan demişken bugün blogları okurken serrose'nin yeni aldığı fincanını gördüm. Fincanın içine sıcak su koyunca bardağın üzerinde sevimli canavarlar çıkıyor. Çok eğlenceli. Bende bi fincan bağımlısı olarak mutlak almalıyım dedim. Eğer merak ettiyseniz serrose'nin sayfasına buyrun .. Bu fotoda gördüğünüz yeşil çay benim için, salep ise kardeşim için. Salepleri Mado'dan almıştım. Tek içimlik küçük kavanozlarda her damak tadına uygun lezzetler hazırlamışlar. 6'lı paketler halinde Mado'larda satılıyor, fiyatını şu an hatırlamıyorum. Yeşil çayda Doğadan'ın. Yaseminli yeşil çaylar içinde en çok bu markanınkini seviyorum. Aslında bütün yeşil çaylar içinde en çok bunu seviyorum. Diğelerinin içimi daha zor. Birde eğer uğrarsanız şu yazımda bahsettiğim Starbucks'ın kutularda satılan yeşil çayıda çok güzel.tavsiye ederim..


Dün bi değişiklik yaparak kütüphaneye ders çalışmaya gittim. Ama nöbet çıkışı gittiğim için kısa süre sonra uykum geldi ve geri ewe döndüm. Uykum geçer belki diye twitter a girdim, ajandamın fotoğrafını çektim, başka şeylerle uğraştım ama nafile :( Bi dahakine uykumu tam almış olarak tekrar kütüphanede çalışmayı deniycem bakalım.


Bunlarda bu hafta taktığım yüzüklerim. İkisinide Bursa gezimde almıştım. Bursa'dan bi sürü yüzük aldım ama böyle kullandıkça post yapmaya karar verdim :))


Bursa gezisi sonrası annem bizimle gelmedi. Bursa'da kaldı. Haliyle evde yemekler ablamla bana kaldı. Bende ilk kez meksika fasulyeli salata yaptım. Sizi bilmem ama ben değişik lezzetler tatmayı çok seviyorum, kendi kültürümüz yada dünya mutfakları farketmiyor hiç.. Yeterki yeni bi tat olsun.. Bu salatanın tarifide her yerde var, bende tarifi bağlı kaldım değişik bişey yok yani o yüzden da tarif vermedim ama isteyen olursa yazabilirim tabiki..
Migros'tan aldığım mumluk-fener. Yılbaşında almıştım ben. Yılbaşı için değil tabiki ben christmas falan kutlamam ama yılbaşında süsleme amacıyla satılıyordu bende çok beğendim. Bide ışıkları kapatıp fotoğrafını çekince yandaki gibi hoş bi görüntü ortaya çıktı, bende instagramda paylaştım hemen. Bu arada instagram kullanıcı adım drwilldone beni oradan da takip edebilirsiniz..

Ve haftayı muhteşem bi finalle noktaladık. Touch dizisi sezon finalini yaptı bu hafta ama ben nöbetlerden dolayı bikaç gün rötarla izleyebildim. Çok da heyecanlı bi yerde kaldı eğer matematik-geometriye düşkünlüğünüz varsa, altın oran kanunu ilginizi çekiyorsa yada biras mistik havası olan bi dizi izlemek istiyorsanız bu diziyi kaçırmayın derim..
İşte benim bir haftam böyle geçti.. Çayımı alıp biras ders çalışmaya gidiyorum, yatmak yok yine :))
Yorumlarınızı bekliyorum.. Hepinize sağlıklı günler diliyorum..Allah'a emanet olun :))))

29 Nisan 2012 Pazar

ankaradan neler aldım??????

Bi tus macerasını daha geride bıraktık.bu sefer otobüs yerine arabayla gittik Ankara'ya. Yol üzerinde Çorum-Kırıkkale (Kırıkkale'ye yakın) arasında Hattuşa adlı bi restorantta mola werdik.   Adını yanlış hatırlamıyorsam deve ciğerlisi kuşbaşılı pide olan bişi sipariş ettik. Tawsiye ederiz falan dediler bizde tamam dedik. Sipariş öncesi aparatif olarak mewsim salata yoğurt we acılı bi ezme geldi. Bunların hepsi çok güzeldi özellikle yoğurt harikaydı gerçekten ki ben sade yoğurdu asla yiyemem, ya içine corn flakes koyarım yada meyweli yoğurt falan yerim. Ama bunu bn bile yedim. Sipariş ise yani daha önce pek çok yerde pek çok pide çeşidi tattım ama bu kadar kötüsünü hiç görmemiştim. Ne tadı wardı ne tuzu. Gidipte uğramak nasip olursa başka bişeyler yiyin ama pidelerinden uzak durun. Aşağıda fotosu var, güzel duruyor olabilir ama aldanmayın :)



Neyse efendim yol halimiz böyleydi işte. Güya tus sınawı için Ankara'ya gitmiştim ama milyon tane alışweriş yaparak geri döndüm. Almayıp içimde kalanlarda oldu mesela bambi de ferre nin mint yeşili bi çantasını gördüm ama yaklaşık olarak 700 tl gbi bi fiyatı wardı ki bi çantaya o kadar para wermek hiç mantıklı değil. Bnde o güzel çantayı bırakıp geri döndüm malesef sizin için fotosunuda aradım ama bulamadım. Orda da telefonumdan çekmek satış görevlileri yüzünden mümkün olmadı malesef :( Zarada da bi kaç güzel şey beğendim ama benzerlerini başka yerlerden aldığım için gerek görmedim. Onlarda sadece beğendiğimle kaldı :( Bunun dışında biras makyaj malzemesi we cilt bakım ürünü falan aldım ama onlar başka bi postta..




Bu zarada beğendiğim elbiselerden biri. Bn tunik olarak kullanmayı düşündüm. Yaz için çok hoş bi seçim olabilir. Fiyatıda 170tl 

Bu seferki tus bna pek çok fincan we termos getirdi :) Ben böyle değişik renk we boyutlarda fincanlar kupalar almayı çok sewiyorum. İş yerinde çalışırkende : mesela bi bardak çay alıyorum kendime ama hasta geliyo, çayımı bırakıp koşuyorum. 2 saat sonra fincanımın yanına ancak geri dönebiliyorum. O zamana kadar da çay çoktan soğumuş oluyo. O yüzden de termoslar benim için çok kullanışlı. Çayı saatlerce sıcak tutabiliyo. Termoslardan da nerde görsem alıyorum hep. Çoğunu eşe dosta dağıttım. Şu anda bu seferki aldıklarım dahil bende 5 adet kaldı. Bunlar yeni termoslarım:






Beyaz we mawi olan termos schaffer ın.çok şirinler. Görünce duygusal bi an yaşadım resmen. Birini kndime birinide kardeşime aldım. Ona almasam zaten bnimkine el koyacaktı :) Diğer üzerinde nemrut heykelinin olduğu termos ise starbucks dan. Ordaki termosların hepsini almak istiyorum aslında ama wildan saçmalama diyip tuttum kendimi bu sefer...

Bunlarda yeni kupalarım.üçünü de starbucks dan aldım.






Bu bardakları alınca tabiki bunlarla içmek için hemen bi yeşil çay aldım starbucks dan. İlk kez deniyorum. Normalde sadece kahwe içtiğimiz için yeşil çay sattıklarını bilmiyordum ama kutusu hoşuma gitti. İçindende böle küçük tek içimlik paketler çıktı. Bakalım umarım tadı güzeldir. Bugüne kadar sadece elmalı we yaseminli yeşil çayı tadını sewerek içebildim. Hele ballı yeşil çay diye bişey war ki tam bi felaket. İçenler warsa nasıl içiyorlar bilmiyorum gerçekten..






 Kahwe içeren herşeyi çok sewdiğim için yine starbucks da satılan kahweli lokumlardan aldım. Normalde kahwenin yanına almıştım ama tadı o kadar hoşuma gitti ki hepsini şu yazıyı yazarken yedim bile :))))

Bi sonraki postta da aldığım makyaj ürünlerini göstercem. Şimdilik bu kadar :) Hoşçakalınnn....


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...